Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/9726 E. 2023/2489 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9726
KARAR NO : 2023/2489
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayeti ve haczedilmezlik şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; usulsüz tebligat iddiası yönünden şikayetin kabulü ile, şikayetçi borçlu muris …’e yapılan 26.11.2020 tarihli tebliğ işleminin usulsüz olduğunun tespitine, tebliğ tarihinin 23.12.2020 tarihi olduğunun kabul ve tespitine, haczedilmezlik iddiası yönünden şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayet eden-borçlu mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayet eden-borçlu mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayet eden-borçlu vekili dava dilekçesinde; yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, tebligatın gelini …’e yapıldığını, aynı evde oturmadıklarından haber vermediğini, şikayetin kabulü ile tebliğ tarihinin öğreneme tarihi olan 23.12.2020 olduğuna karar verilmesi ve çiftçinin çiftlik arazisinin haczedilmeceğinden bahisle haczin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; borçlunun adresine çıkarılan tebligatın usule uygun olduğunu, haczedilmezlik şikayetine konu taşınmazın kaydında “ev ve tarla” kaydının olduğu, davacının dava dilekçe ekinde taşınmazın bir bölümünde örtülü sera bulunduğu ve dolayısı ile taşınmazın bir bölümünde tarım yapılmadığını belirterek öncelikle süresinde yapılmayan usulsüz tebligat ve haczedilmezlik şikayetinin süreden reddine, mahkeme farklı kanaatte olursa davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu, 26.11.2020 tarihli tebligatta, muhatabın tebliğ anında ilgili adreste olmadığı, çarşıda bulunduğu, bu sebeple muhatap yerine muhatap ile birlikte aynı konutta ve sürekli oturduğunu beyan eden gelini …’e tebliğ edildiğine dair şerh verildiği, mahkemece alınan kolluk araştırması neticesinde, muhatap yerine tebligatı alan …’in tebliğ adresinde 26.11.2020 tarihinde sürekli olarak oturmadığı tespit edildiğinden, tebliğ işleminin usulsüz olduğu, mahkemece şikayete konu işlemin şikayetçi tarafından daha önce öğrenildiğine dair bir tespit bulunmadığından davanın süresinde açıldığı anlaşılmış olup, borçlu …’in haczedilen gayrimenkulü hakkında dava tarihi olan 24.12.2020 tarihinde haczedilmezlik şikayetinde bulunduktan sonra, yargılama sırasında 03.02.2021 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla İİK’nın 82/4. maddesi kapsamındaki çiftçinin haline münasip arazisi iddiasına dayalı haczedilmezlik şikayeti şahsi hak niteliğinde olup, ölümle vekaleti son bulan vekilin mirasçılardan vekalet ibraz ederek henüz kendilerine takip yöneltilmemiş mirasçılar adına ve onların ihtiyacı nedeniyle bu davaya davam etmesi de olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle usulsüz tebligat iddiası yönünden şikayetin kabulü ile, şikayetçi borçlu muris …’e yapılan 26.11.2020 tarihli tebliğ işleminin usulsüz olduğunun tespitine, tebliğ tarihinin 23.12.2020 tarihi olduğunun kabul ve tespitine, haczedilmezlik iddiası yönünden şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-borçlu mirasçıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı müvekkil her ne kadar vefat etmiş olsa da mirasçı müvekkillerin çiftçilik yapıp yapmadığı hususunda araştırma yapmaksızın eksik inceleme sonucu haczedilmezlik iddiaları yönünden davanın reddine ilişkin hüküm kurduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın haczedilmezlik şikayeti yönüyle de kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK’nın 82. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendide, borçlunun çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri haczedilemeyeceği düzenlenmiş olup, bu maddeye dayalı haczedilmezlik şikayetinde bulunma hakkının şahsi hak niteliğinde olduğu, iddiada bulunan kişinin çiftçilik yapıp yapmadığı ve haczedilen taşınmazın borçlunun ve ailesinin geçimi için zorunlu olup olmadığı araştırılarak sonuçlandırılması gerektiğini, bu nedenle, henüz kendisine takip yöneltilmemiş mirasçının kendisi ve ailesinin ihtiyacı nedeniyle bu yargılamaya devam etmesinin mümkün olmadığı, somut olayda, şikayetçi borçlunun yargılama sırasında ölümü nedeniyle maişet iddiasının dayanağı ve dolayısıyla haczedilmezlik şikayetinin konusu kalmadığından, mahkemece istemin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet eden-borçlu mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayeti ve haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Tebligat Kanunun 21.ve 32. maddesi, İİK’nın 82/4. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayet eden-borçlu mirasçıları vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK’nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.