Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/5370 E. 2006/7437 K. 09.10.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/5370
KARAR NO : 2006/7437
KARAR TARİHİ : 09.10.2006

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde itirazın iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde, 2002 yılı Şubat ayından 2003 yılı Aralık ayına kadar olan aidat, su ve demirbaş giderlerini ödemeyen davalının, bu alacağın tahsiline yönelik icra takibine karşı ileri sürdüğü itirazın iptalini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe konu aidatların ait olduğu dönemde ana taşınmazda kiracı olan davalının, takip tarihi olan 12.04.2004 tarihinden önce bağımsız bölümü tahliye ettiği icra takibinde borçlu adresi olarak Samsun ilinde bir adresin bildirilmesinden anlaşılmakta olup, esasen bu hususta taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık da bulunmamaktadır.
Kat mülkiyeti Yasasının ortak giderlerin teminatına ilişkin 22. maddesi hükmüne göre kiracıların sorumluluğu, ana taşınmazda bu sıfatla oturduğu sürece geçerlidir. Asıl sorumluluk sözü edilen Yasanın 20. maddesinde belirtildiği üzere kat malikinindir. Yasasının 22. maddesinde kiracının yada başka bir hakka dayanarak bağımsız bölümde devamlı surette oturanın müteselsil sorumluluğu, oturduğu sürece söz konusu olup, bağımsız bölümü tahliye ettikten sonra yapılan icra takibi ile kiracının sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. İstenen alacağın davalı kiracının bağımsız bölümde oturduğu süreye ilişkin olması Kat Mülkiyeti Yasasının uygulanması bakımından sonuca etkili olmayıp, kira sözleşmesine göre sorumluluk ise, bağımsız bölüm maliki ile kiracı arasındaki hukuki ilişkiye göre belirleneceğinden bu davada dikkate alınmaz. Çünkü kiracı, Kat Mülkiyeti Yasasının hükümlerine göre yasal müteselsil sorumlu olarak ödemek zorunda kalacağı meblağı, bağımsız bölümü tahliye etmiş olduğundan, 22 maddede öngörüldüğü üzere kira borcundan düşemeyecektir.
Bu durumda, kiracı bağımsız bölümü tahliye ettikten sonra icra takibi yapılmış olduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şeklide kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.10.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.