Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2021/6212 E. 2023/139 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6212
KARAR NO : 2023/139
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı firmadan işçilik alacağının bulunduğunu, işçilik alacağı talebinin İstanbul Anadolu 6 İş Mahkemesi’nin 2018/573 E. Sayılı dosyası ile kabul edildiğini, İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün 2018/38360 E. sayılı dosyasıyla davalı aleyhine ilamlı takip başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, ancak davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek, davalının İİK’nın 177/4 maddesi uyarınca iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğunu, arabuluculuğa başvurulmadığını, müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, müvekkili firmanın ticari hayatına devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konu takip dosyasında icra emrinin davalı vekiline tebliğ edildiği, icra emrinin davada davalıyı temsil eden vekile tebliğinin usulsüz görülmediği, iş bu dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen icra dosyasında yapılan tebligata karşı şikayet yoluna gidilmediği, ilama dayalı alacak için usulüne uygun şekilde takip yapıldığı, davanın alacak veya tazminat davası olmadığı, bu nedenle zorunlu arabuluculuk dava şartının söz konusu olmadığı, İİK’nın 177/4 maddesi uyarınca şirket yetkilisinin dinlenmesi için duruşmaya davet edilmesine rağmen gelmediği, ilama dayalı bir borcun ödenmediği gerekçesiyle, davalının iflasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesi kararına karşı yasal süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, uyuşmazlığın arabuluculuğa tabi olduğunu, dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, depo emri kararı verilmeden iflas kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, iflas davasının zorunlu arabuluculuğa tabii olmadığı, davalı şirketin ilama dayalı alacağı ödemediği, takibin kesinleştiği, iflas talebinin İİK’nın 166/2 maddesinde öngörülen usulle ilan edildiği, İİK’nın 177/1-4. maddesi uyarınca, ilama dayalı alacak icra emri ile istenildiği halde ödenmemiş ise takip alacaklısının, borçlunun iflasını talep edebileceği, bu kapsamda açılan iflas davalarında usule ilişkin İİK’nın 181. maddesinde 158. maddeye atıf yapılmadığından, davalıya ayrıca depo emri tebliğine gerek bulunmadığı, şirket temsilcisinin usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya katılmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebebpleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
C.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir.

C.2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, İİK’nın 177/4 maddesi

C.3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.