Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8373 E. 2023/419 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8373
KARAR NO : 2023/419
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki önalım hakkına kaynaklanan tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak; hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin de paydaş olduğu …Mahallesindeki 8774 ada 22 parsel sayılı taşınmazda, dava dışı…’e ait hisselerin 2009 yılında yapılan iki ayrı resmi senet ile davalıya satıldığını, bu satışlardan haricen haberdar olunduğunu, önalım haklarını bertaraf etmek amacı ile satış bedellerinin yüksek gösterildiğini belirterek önalım istemlerinin kabulü ile taşınmazdaki davalı adına kayıtlı bulunan 33/334 hisse ve 115/4676 hissenin iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davalının taşınmazda ilk hisse sahibi olduğu, 27.04.2009 tarihli hisse devrine ilişkin satışta hissesini devreden kişinin 33/334 hissesini davacıya, 33/334 hissesini de davalıya aynı bedelle devrettikleri, resmi senet düzenlenirken bizzat satışa iştirak eden davacının satışı öğrenmiş olduğu ve taşınmazda hisse sahibi olan davalının daha sonra bir kısım payı daha satın aldığı, davacının 27.04.2009 tarihindeki satış işlemine birlikte iştirak ettiği davalıya karşı önalım hakkına dayalı olarak dava açmasının TMK’nın koruduğu iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ile payını davalıya devreden kişinin davacıya herhangi bir bildirimde bulunmadıklarını, müvekkilinin pay devrinden haricen haberdar olduğunu, bedelde muvazaanın söz konusu olduğunu, önalım hakkının kullanılmasının bertaraf edilmek istendiğini, tanıklarının dinlenmesi için önce talimat yazılmasına karar verildiğini, daha sonra mahkemece yazılan talimattan vazgeçildiğini, hukuki dinlenilme hakkının bu şekilde ihlal edildiğini, ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak; hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler ile bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, önalım hakkında dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirdiği tarihin üzerinden üç ay ve herhalde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer.
Bu süre, hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.

3. Değerlendirme
İncelenen bölge adliye mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve davacı tarafın temyiz itirazlarının bölge adliye mahkemesi kararında değerlendirilmiş olduğu anlaşılarak davacının temyiz itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.