YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10431
KARAR NO : 2023/1745
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 16.06.2020 Tarihli ve 2020/5252 Esas, 2020/6773 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin de bozma yapıldığı ancak Mahkemece sanık … hakkında bozma sonrasında hüküm kurulmadığı belirlenmekle, zamanaşımı süresinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 Tarihli ve 2016/67 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararı ile;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 Tarihli ve 2016/67 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine;
Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 16.06.2020 Tarihli ve 2020/5252 Esas, 2020/6773 Karar sayılı kararı ile ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının dosya kapsamından belirlenemediği, bu nedenle sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği, ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendinin uygulanması, adli sicil kaydının incelenmesinde tekerrüre esas sabıkası bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında kurulan hükümde sanıkla ile alakası bulunmayan ve uygulanma olanağı bulunmayan ilamın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrüre esas alınması ve sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hakkında mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 Tarihli ve 2020/449 Esas, 2021/224 Karar sayılı kararı ile;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrik indirim oranına ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Aynı mahallede oturan katılan ve sanığın bir kahvehanede otururken ilk kimin başlattığı kesin tespit edilemeyen şekilde bir tartışmaya başladıkları, bu sırada karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri ve bunun sonucunda tarafların birbirlerine karşılıklı olarak fiili müdahalede bulunup birbirlerini yaraladıkları, sanık …’in de bu sırada üzerinde bulunan bıçağı çıkartarak katılan …’yı yaraladığı kabul edilmiştir.
2. Sanığın, katılanın ve tanık beyanları tespit edilerek dosya kapsamına alınmış, katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen adli muayene raporu dosya içerisinde mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Meşru Savunma, Meşru Savunmada Sınırın Aşılması ve Haksız Tahrik İndirim Oranı
Her ne kadar sanık kendisine yönelen saldırıyı defetmek amacıyla atılı suçu işlediğini savunmuş ise de katılanın olayın başlangıcında silahsız olduğunun anlaşılması, kavganın çıkış sebebi ile ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının her türlü şüpheden uzak şekilde tespit edilememesi nedeniyle şüphe sanık lehine değerlendirilerek hakkında haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması isabetli olup somut olayda sanık lehine meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2021 Tarihli ve 2020/449 Esas, 2021/224 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.