Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/5260 E. 2022/12624 K. 19.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5260
KARAR NO : 2022/12624
KARAR TARİHİ : 19.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 18/08/2020 tarih 2020/İHK-13889 sayılı davalının itirazının kısmen kabulüne dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; motosiklet sürücüsü olan davacının davalıya sigortalı araca çarpması neticesinde yaralandığını iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 56.016,04 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili; davalıya gerekli belgeler ile başvuru yapılmadığını bu nedenle dava şartı yokluğundan talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, kusurun araştırılması gerektiğini, motosiklette istihap haddinin aşıldığını müterafık kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini savunarak başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 56.016,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile istihap haddinin aşılması nedeni ile %10 indirim yapılarak, başvurunun kısmen kabulüne; 50.415,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 01/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür.
Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. KTK’nun 86/1. maddesi gereği ise, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusursuzluğu oranında sorumluluğunun kalkacağı açıktır.
Somut olayda karşı taraf (davalı), kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigorta şirketidir. Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağında; davacıya ait … plakalı motosikletin hareket halinde iken, gidişe göre yolun sağında park halinde bulunan … plakalı kamyonetin sol kapı ve menteşe kısmına motosikletinin yan tarafı ile çarpması neticesinde meydana gelen kazada davalıya sigortalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 61/a maddesi Duraklamanın yasaklandığı yerlerde park etmek ve 47/1-c) Trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymamak kurallarını ihlal ettiği, … plakalı (davacı) araç sürücüsünün ise 52/1-b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak kuralını ihlal edildiği belirtilmiştir.
Dosyaya alınan kusur raporunda ise; sigortalı araç sürücüsünün park etme ihtiyacı duyduğunda aracı en sağa çekmesi, kapısını açmadan önce sol tarafı kontrol etmesi, kontrol halinde soldan gelen motosikleti görebileceği, bu aracın geçmesini beklemesi gerekirken bunu yerine getirmeyerek motosikletin çok yaklaştığı zaman kapıyı açarak başvuru sahibinin yaralanmasına sebep olması nedeni ile %100 kusurlu olduğu, davacının ise kusurunun olmadığı yönünde rapor ibraz edilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalı taraf tam kusurlu kabul edilerek karar verilmiş, İtiraz Hakem Heyetince ise kusur bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime açık olduğu gerekçesiyle davalı tarafın kusura ilişkin itirazları reddedilmiştir. Kaza tespit tutanağı ve rapor arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile hüküm verilemez. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; kaza tespit tutanağı ile alınan rapor arasındaki kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazlarının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Somut olayda, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davacı için 50.415,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına toplam 7.353,95 TL vekalet ücretine hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin, vekalet ücretine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.