YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/28
KARAR NO : 2023/2401
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nizip İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın kaldırılması ve tahliye uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; istemin kabulü ile borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına, borçlu aleyhine asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve temerrüt şartları oluştuğundan borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.
Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TALEP
Alacaklı icra mahkemesine başvuru dilekçesinde; borçlunun kiralanan taşınmazdaki kiracılık sıfatının, Nizip Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.10.2020 tarih ve 2018/541 E. – 2020/771 K. sayılı ilamında tespit edildiğini ve söz konusu ilamda taraflar arasındaki kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 01.8.2017 olduğunun belirlendiğini, söz konusu tarihten itibaren borçlu tarafından kiraların ödenmediğini ve bu suretle borçlunun icra müdürlüğüne yaptığı itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın kaldırılması ile en az %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve borçlunun taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Borçlu cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin Nizip Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu ve adı geçen mahkemenin 2018/541 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama devam ettiğinden iş bu itirazın kaldırılması talebinin derdest olduğunu, takip talebinde yazılı kira sözleşmesinin 01.01.2020 tarihli olup takip dosyasına böyle bir sözleşme sunulmadığını, olmayan bir kira sözleşmesine göre tahliye istenmesinin haksız olduğunu, taşınmazın alacaklıdan önceki maliki olan İbrahim Güleç’e kira parasının toplu olarak ödendiğini ve bu hususun adı geçenin, Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davanın 20.12.2018 tarihli duruşmasındaki beyanıyla sabit olduğunu, eski malike yapılan ödemeler geçerli olmakla takip alacaklısına borcu bulunmadığını ileri sürerek, istemin reddi ile alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; Nizip Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.10.2020 tarih ve 2018/541 E. – 2020/771 K. ilamında borçlunun kiracılık sıfatının tespitine karar verildiği, taşınmazı devralan takip alacaklısının devraldığı tarih itibariyle kira sözleşmesinin tarafı olduğu ve bu suretle kira akdi hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, kira bedelinin ödendiğine yönelik ise İİK’nın 269. maddesi kapsamında belge sunulmadığı, Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davada taraf olmayıp tanık olarak dinlenen taşınmazın eski malikinin beyanlarının iş bu itirazın kaldırılması incelemesinde delil olamayacağı belirtilerek alacaklının, itirazın kaldırılması isteminin kabulü ile borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına, borçlu aleyhine asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve temerrüt şartları oluştuğundan borçlunun takip konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Borçlu istinaf başvurusunda; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte aleyhine hükmedilen tazminatın haksız olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelerin yerinde olduğuna işaret edildikten sonra, itirazın kaldırılması isteminde görevli mahkemenin icra hukuk mahkemesi olduğu, borçlunun cevap dilekçesinin sehven yanlış mahkemeye sunulduğuna dair iddianın dinlenemeyeceği ve bu suretle yasal sürede sunulmayan cevap dilekçesinin kabul edilemeyeceği, istinaf dilekçesi ekinde sunulan dekont ve çeklerden takip alacaklısına yapılan bir ödeme olduğunun anlaşılamadığı, Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davada kira sözleşmesinin geçerli olduğunun borçlu tarafından açıkça ikrar edildiği ve icra takibinde istenen tutarın takip konusu kira sözleşmesine uygun olduğu belirtilerek, borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Borçlu temyiz başvurusunda; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar etmekle birlikte, Nizip Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/18 Değişik İş sayılı dosyasında borçlunun alacaklıdan alacaklı olduğunun anlaşıldığı hususu ileri sürülmesine rağmen bu iddianın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 269., 269/c.,269/d.,
3. Değerlendirme
Nizip Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/18 Değişik iş sayılı dosyasının, aynı mahkemenin 2018/541 E. sayılı dosyasında verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle takip konusu taşınmazın borçluya teslimi sırasında taşınmazda eksik olan unsurların tespitine ilişkin olup, söz konusu dosyada takip konusu kiraların ödendiğine ilişkin bir bilgi bulunmadığının anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.