Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/1934 E. 2023/1084 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1934
KARAR NO : 2023/1084
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2015/1366 Esas, 2016/848 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. … Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2015/1366 Esas, 2016/848 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.12.2020 tarihli ve 2019/9667 Esas, 2020/7368 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli, 2021/155 Esas, 2021/965 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin ikinci fıkrasının (b) bendi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 08.04.2022 tarihli ve 2022/6667 sayılı temyiz isteminin reddiyle hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın kusuru olmadığına ve kusurlu olduğu kabul edilse dahi en fazla tali kusurlu sayılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. … Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “Yapılan yargılama sonucunda; iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde katılanın çalışmış olduğu Anadolu …’de Form Elektrik isimli firmanın inşaat hâlinde olan bölümünde beton dökerken, kolonun üst bölümünde bulunduğu sırada, harç aktaran kamyonun hortumunun kendisine çarptığı ve iki buçuk metre kadar yükseklikten yere düşerek 07/11/2014 tarihli ATK Raporunda belirtildiği şekilde hayati tehlike geçirmeyecek şekilde ancak Basit Tıbbi Müdahale ile giderilemeyecek ve ayrıca 3 (Orta) derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, meydana gelen … kazasında 22/02/2016 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere sanık …’in asli kusurlu olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde cezalandırılmalarına, karar vermek gerekmiştir.” denilmiştir.

2. 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi yeniden düzenlenmiş olan ”Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan”Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada mahkemece genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verilmiştir.

3. Sanık kollukta “Ben … kazası geçiren şahsın sigortalı olduğu … inşaatın sahibiyim. Form elektrik işin sahibi, biz taşeronuz. Olay günü evimdeydim. … benim çalışanımdır… Şantiyemizde çalışan işçilerimizin tamamının … sağlığı ve … güvenliği eğitimleri … güvenliği uzmanlarınca verilmiştir.Rutin olarak da işyeri hekimimiz tarafından … kontrollleri yapılmaktadır. Yürütülen inşaat işleri esnasında işçilerimiz eksiksiz olarak tarafımızdan teslim edilen kişisel koruyucu donanımlarını kullanmaktadırlar. Edindiğimiz bilgiye göre de kazaya uğrayan işçimiz kişisel koruyucu dananımların kullanmış. Olay kalıptan emniyet kemerini söktükten sonra ineceği zaman pompanın çarpması sonucu meydana gelmişti…” şeklinde, mahkemede ise “Ben daha önce bu konuda ifade vermiştim, o ifademi aynen tekrar ediyorum, ben … Form Elektrik adlı şirketin taşeron şirketi olan … İnşaat şirketinin müdürüyüm, yetki ve sorumluluğum bulunmaktadır, biz … kazasının meydana gelmemesi için her türlü tedbiri almıştık ve yine çalışanlarımızın eğitimini de yaptırmaktayız ve yine güvenlik ve sağlıkla ilgili bütün tedbirleri almaktayız, bu nedenle suçlamaları kabul etmiyorum, beraatime karar verilmesini istiyorum, ayrıca müştekinin katılma konusunda da taktir mahkemenindir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

4. Katılan aşamalardaki beyanlarında; sanıktan şikayetçi olduğunu ve zararının giderilmediğini beyan etmiştir.

5. … Adli Tıp Şube Müdürlüğü 07.11.2014 tarihli adli raporunda katılanda saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmiştir.

6. Savcılık tarafından aldırılan 02.01.2015 tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda ve mahkeme tarafından aldırılan 22.02.2016 tarihli üç kişilik bilirkişi heyet raporunda sanığın asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

7. Temyiz dışı sanıklar … C. ve …. ile tanıklar … Ö., … G., … Y., … Y., … Ö., … Y., … D. ve … Y.’nin beyanları dosya içerisinde yer almaktadır.

8. 15.09.2014 günü kazanın ardından düzenlenen olay yeri görgü ve tespit tutanağında “… yapılan yeri aydınlatmaya yarar herhangi bir ışıklandırmanın bulunmadığı, … kazası olduğu saatin havanın karanlık zamanında iken olduğu” tutanak altına alınmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2. Dosya içeriğine göre olay günü gece vakti UTE Mühendislik Mimarlık Ltd. Şti.’nin yapmış olduğu inşaatta taşeron firma olan … İnşaat’n işçisi olan katılanın inşaatta beton dökerken, kolonun üst bölümünde bulunduğu sırada, harç aktaran kamyonun hortumunun kendisine çarpması üzerine iki buçuk metreden yere düşmesi neticesinde 3. derece kemik kırığı ile yaralanması şeklinde meydana gelen olayda, … İnşaat’ın yetkilisi olan sanığın, işçilerin çalışması sırasında … güvenliği kurallarına uygun çalışılıp çalışılmadığının izlenmesine, denetlenmesine ve uygunsuzlukların giderilmesine yönelik tedbir almadığı ve yeterli aydınlatma olmaksızın gece vakti beton dökülmesinin tehlikeli olmasına rağmen bu hususta bir önlem almadığı gözetildiğinde, anılan davranışlarıyla kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu anlaşılmakla hükümde kusur durumunun takdirinde isabetsizlik görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

4. … Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli, 2021/155 Esas, 2021/965 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca seçimlik olarak adli para cezası seçilmesi nedeniyle aynı Kanun’un 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulama imkanı olmamasına rağmen hükümde gösterilmesi ve hükmedilen adli para cezasının bir gün karşılığı meblağın belirlenmesine dayanak olan yasa maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı hareket edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle … Batı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli, 2021/155 Esas, 2021/965 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 1 numaralı fıkrasının (c) paragrafında yer alan “TCK.nın 50/1-a maddesi gereğince” ibaresinin çıkarılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.