Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/6941 E. 2008/2093 K. 06.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6941
KARAR NO : 2008/2093
KARAR TARİHİ : 06.03.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkili şirkete mobil satış terminali, tekli iletişim ve şarj ünitesi ile tekli şarj ünitesinin kurulumu konusunda fiyat teklifi verildiğini, varılan anlaşma sonunda 12.07.2004 tarihinde davalının banka hesabına 7.371.-Euro havale yapıldığını, davalı şirket yetkilisi Gökhan Yamaner’in 16.08.2005 tarihli yazısında sipariş avansı olarak alınan 7.371.-Euro’nun 31.08.2005’e kadar davacıya iade edileceğinin taahhüt edildiğini, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın sözleşmeden doğduğunu, bu halde yetkili mahkeme ve icra dairesinin müvekkili şirketin muamele merkezinin bulunduğu ve sözleşmenin icra olunacağı, akdi muamelenin yapıldığı yer olan Kartal Mahkemesi olduğunu, taraflar arasında mobil satış terminalinin davacıya satımı hususunda anlaşmaya varıldığını, davacının ödemesi gereken peşinatı eksik olarak 7.371.-Euro olarak ödediğini, sözleşme gereği beş mobil satış sisteminin paraları ödenip, gümrük muameleleri yapılıp ithal edildiğini, davacının hiç gerekçe göstermeden alımdan vazgeçtiğini, bu durumda zararın fazla olacağının davacıya bildirilmesi üzerine paranın talep edilmeyeceği söylendiği halde icra takibine başlandığını, davalının kendi yükümlerini yerine getirdiğini, malın tamamının parası ödenmeyip teslim alınmadığından maddi manevi, müspet ve menfi zarara uğranıldığını, davacıya borçlu değil ondan alacaklı olunduğunu, bu konuda dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, İİK.nun 50 ve HUMK.nun 10. maddesine göre, icra takibinin konusu akitten doğan para olup, sözleşmede aksine şart olmadığı durumda borcun alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden davalının yetki itirazının reddine, toplanan delillere göre davacı tarafından davalı hesabına sipariş avansı olarak yatırılan 7.371.00.-Euro’nun 31.08.2005 tarihine kadar iade edileceğine ilişkin davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanan, itiraza uğramayan 16.08.2005 tarihli belgeye göre verilen avansın iadesinin gerektiği, bu suretle ticari ilişkinin hangi nedenden bozulduğu, taraflardan hangisinin kusurlu olduğunun araştırılmasına gerek bulunmadığı, belgede iade tarihinin belirlenmesine göre de belirlenen tarihte temerrüdün oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.