Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/32826 E. 2023/2192 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/32826
KARAR NO : 2023/2192
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/124 E., 2016/229 K.
SUÇLAR :Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet Savcısı, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/124 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında
1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz talebi; sanıkların savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların hangisinin sorumlu olduğunun tam olarak tespit edilememesi nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken sanık … hakkında mahkumiyet kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükümlerin bozulması istemine ilişkindir.
2. Sanık … müdafinin temyiz istemi; dolandırıcılık suçu yönünden suçun unsurlarının oluşmaması, sahtecilik suçu yönünden …, … ve …’un yazı, imza örnekleri alınıp bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar … ve … hakkında suça konu 29.04.2011 düzenleme tarihli, 15.000,00 TL bedelli senette, sahte … Gürsel cirosu oluşturup icra takibi başlatmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanık … mahkemedeki savunmasında, psikolojik sıkıntıları olduğu dönemde …’dan bir miktar para aldığını, iflastan sonra ödeyemediğini, … de kendisinin çevresinde olan, ortağı olmasa bile birlikte iş yaptığı bir insan olduğundan …’un …’den alacağını alabilmek için ona gitmiş olabileceğini beyan etmiştir.
3. Sanık … savunmasında, amcası …’un otomobil alım satımı ile uğraştığını kendisine bir araç var dediğini, kar amacıyla bu aracı almak istediğini, aracı … ve …’ın dükkana getirdiklerini, kendisinin 22.000 TL’ye aracı satın aldığını, önce parayı verdiğini sonra aracı aldığını, aracı satmaya kalkıştığında hacizli olduğunu öğrendiğini, böyle bir problem olunca aracı … ve …’a iade ettiğini, kendisine nakit para verdiklerini, kalan kısım için senet düzenlediklerini, daha sonra …’ın ortadan kaybolduğunu, …’ın yanına gittiğinde senetteki imzanın kendisine ait olmadığını söylediğini beyan etmiş, duruşma esnasında suça konu senet fotokopisi kendisine gösterildiğinde, bahsettiği senetin, bu senet olduğunu, senet alınırken görmediğini, senedi amcası …’a verdiklerini beyan etmiştir.
4. Katılan … mahkemedeki beyanında, kendisinin … ile birlikte ortak olarak matbaa makinesi alım satım işi yaptıklarını, …’ın ayrıca etiket firması da olduğunu, kendi dükkanında … ile …’in tanıştıklarını, … ile Fikret arasında bir ticaret olduğunu öğrendiğini, …’un …’den senet almış olduğunu, senet ödenmeyince senet arkasına adının soyadını yazılarak imza atılmış olduğunu bu imzanın kendisine ait olmadığını, bu imzanın kim tarafından atıldığını bilmediğini beyan etmiştir.
5. Tanık … mahkemedeki beyanında, o tarihlerde galericilik yaptığını, sanık …’in kendisine bir araba sattığını, aracın satışını istediğinde satışını veremediğini, bu nedenle aracı iade ettiğini ancak …’ın parayı harcadığını beyan ettiğini, o dönem … ve …’in ortak olduklarını, …’in kendisine senet verdiğini, senet ödenmeyince dükkana haciz koydurduğunu ancak alacağını alamadığını, zaten …’in kayıp olduğunu, sanık …’un o dönem pazarcılık yaptığını, arabayı onun için aldığını ancak satışı alamadıklarını kendisinin …’ı değil …’ı tanıdığını, … ile …’ın ortak oldukları için senedi kabul ettiğini, senedi kendisine …’ın getirdiğini beyan etmiştir.
6. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin 06.03.2015 tarihli raporunda, senetteki 1. ciro isim ve imzasının … elinden çıktığını gösterir yeterlilik ve nitelikte bulgu saptanmadığı kanaati bildirilmiştir.
7. Mahkemece senedin sanık … tarafından verilmiş olması nedeniyle sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine, sanık …’un alacaklı konumunda olması ve senedi diğer sanığın getirmiş olması nedeniyle sanık …’ın eylemine iştirak ettiğine dair delil bulunmadığından sanık …’un beraatine karar verilmiş, sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükümleri sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suça konu 29.04.2011 düzenleme tarihli 15.000,00 TL bedelli senette … cirosunun sahte olarak atılmış olması nedeniyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçundan dava açılmış olduğu; sanık …’in dava konusu senedin borçlusu olduğu ve hakkında verilen beraat kararı kesinleşen sanık … tarafından sanık hakkında senede bağlı olarak icra takibi yapılmış olduğu; sanık, tanık ve katılan beyanlarının birbiriyle çelişkili ifadeler taşıdığı ve hiç birinin iddiasını kanıtlayacak delil ileri süremediği, sanığın borcunu veya kendisine ait imzayı inkar etmediği, senet borçlusu olarak ciranta imzası atılı şekilde alacaklı lehine senet düzenlemesinin ticari hayata uygun olmadığı gözetildiğinde sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, delil bulunmadığı anlaşılmakla beraati yerine mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenle Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2015/124 Esas, 2016/229 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.