YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5314
KARAR NO : 2022/10609
KARAR TARİHİ : 19.09.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı müteveffa … vekili Avukat … tarafından, davalı …Ş. aleyhine 07.10.2009 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16.01.2020 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekilince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, çıkan yangın neticesinde 350 adet arı kovanından 50 adedinin tamamen telef olduğunu, kalan kovanların da zarar gördüğünü belirterek, uğradığı zararın tazminini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılama neticesinde, 12.01.2011 tarihli kusur raporu ve 01.02.2011 tarihli hesap raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulü ile, 6.335,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairemizin 07.02.2013 tarihli 2012/2879 Esas 2013/1955 Karar sayılı ilamı ile; “a)Dosya kapsamından, mahkemece mahallinde keşif yapıldığı, keşifte refakate alınan elektrik bilirkişisi tarafından verilen 21.05.2010 havale tarihli kusur raporunda; davacının kusursuz olduğunun bildirildiği, hükme esas alınan 12.01.2011 tarihli kusur raporunda ise tarafların %50’şer kusurlu olduklarının mütalaa edildiği anlaşılmaktadır. Şu halde; her iki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmaktadır. Mahkemece, konusunda uzman teknik bir bilirkişi kurulundan rapor aldırılarak çelişki giderilmeli ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. b) Dosya arasına getirtilip incelenen Siverek Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009/19 D. İş sayılı tespit dosyasına sunulan veteriner bilirkişi raporu ile keşif sonrası hazırlanan ziraat mühendisi bilirkişi raporu, bilimsel görüş olarak birbirini teyit etmekle birlikte, hesaplama tekniği açısından esas alınan veriler nedeni ile farklılık göstermektedir. Hükme esas alınan 01.02.2011 tarihli ziraat mühendisi ve veteriner bilirkişi heyet raporunda ise; önceki raporlarda yer verilen bilimsel görüşe ve esas alınan verilere iştirak edilmediği belirtilerek tamamen farklı bir sonuca ulaşılmıştır. Şu halde, hem bilimsel yaklaşım ve değerlendirme, hem hesaplamada esas alınan kriterler, hem de ulaşılan zarar miktarları açısından her üç rapor arasında ciddi çelişki oluşmuştur. Mahkemece, ziraat mühendisliği ve veterinerlik fakültesi üniversite öğretim üyelerinden oluşacak bir bilirkişi
heyetinden, önceki raporların değerlendirme ve eleştirisini içerir şekilde, denetime elverişli, çelişkiyi giderecek bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek dosya kusur incelemesi yapılmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalının kusurunun bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, bozma sonrası tarafların kusur durumuna ilişkin ilk olarak İTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 07.01.2014 tarihli raporda; olay mahallinde yapılan incelemede ve ilk bilirkişi raporunda elektrik tellerinde hasar ya da kopma olmadığı, direkte de herhangi bir şekilde hasar olmadığının görüldüğü, hatta herhangi bir arıza meydana geldiğini gösteren fiziki delilin olmaması, kolluk tarafından hazırlanan olay yeri inceleme raporu bulunmaması, olay yerinde yapılan bilirkişi tespitine ilişkin fotoğrafların olmaması, hattın standart işletme şekline uygun biçimde çalışmaya devam ediyor olması, direkte kuş yuvası olduğuna ilişkin somut kanıt ve resmi belge ya da tutanak olmaması, yangın sonrasında yangın mahallinde kısa devreye sebep olabilecek herhangi bir kuş ölüsü vs bulunmaması sebebiyle davalı Dedaş’ın kusursuz olduğunun belirtildiği, 02.07.2014 tarihli ek raporda aynı değerlendirmelerin yapıldığı, itiraz üzerine ODTÜ Elektrik Elektronik Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 13.04.2015 tarihli raporda ise; dava konusu yangına neden olduğu ifade edilen direk üzerinde bulunan leylek yuvasının, hattın işletilmesinde can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturduğu, kıvılcım ve yangın çıkmasına sebep olabileceği, hattın işletilmesinden sorumlu olan davalının periyodik bakım ve denetimlerle ve alınacak diğer tedbirlerle bu tehlikeyi bertaraf etme görev ve sorunluluğunun bulunduğu; ancak davalı … işletmesinin bu görev ve sorumluluğunun gereğince yerine getirmediği anlaşılmakla meydana gelebilecek zarar ve ziyanlardan kusurlu ve sorumlu olacağının belirtildiği, şu haliyle düzenlenen iki rapordaki kusur durumu arasında çelişki olduğu görülmektedir. Mahkemece kusura ilişkin bilirkişi raporları arasındaki mübayenet giderilmeden hüküm tesisi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, öncelikle dosyaya kazandırılan tüm raporlar birlikte değerlendirilmek suretiyle aradaki çelişki giderildikten sonra hüküm tesis edilmesidir. Bu nedenle, eksik incelemeye dayalı hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.