YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13727
KARAR NO : 2023/841
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Müştekinin 06.12.2011 havale tarihli dilekçesi ile; … 13. İcra Müdürlüğünün 2006/13077 Esas sayılı dosyasından ilamsız takip yapıldığı, takibin kesinleştiği, yapılan araştırmalarda borçlu anonim şirketin sermayesinin 4.250.000,00 TL olduğu ve üçüncü şahıs …’ın da 200 pay karşılığı %2 lik ortaklığı bulunduğunun ticaret sicil kayıtlarından tespit edildiği, …’ın borçlu anonim şirkete %2 ortaklığı karşılığı ödemesi gereken sermaye miktarının 85.000 TL olduğu, bu miktarın borçlu Çevikler Gazetecilik A.Ş.’ye borçlu olunduğu ve ödenmediği, bu sebeple …’a 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiği ve …’ın haciz ihbarnamesine itiraz ettiği, itirazın haksız olması
sebebiyle İİK’nın 338. maddesi gereğince cezalandırılması ve dosya borcu miktarı kadar tazminat olarak sanıktan tahsiline karar verilemesi için dava açılmıştır.
2. … 16. İcra Ceza Mahkemesinin, 03.05.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan beraatine, tazminat talebininin reddine karar verilmiştir.
3…. 16. İcra Ceza Mahkemesinin, 03.05.2013 tarihli kararının müşteki vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 24.05.2017 tarihli ve 2015/19065 Esas, 2017/4890 sayılı kararı ile “…Sanık savunmasında şirkete karşı olan sermaye koyma borcunu ödediğini belirtmiş olup, bu ödemenin resmi kayıtlarla doğrulanması gerekmekle şirketin banka hesabı kayıtlarının temin edilerek söz edilen sermaye payının ödenmiş olup olmadığının belgelendirilmesi gerektiğinden eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat ve tazminatın reddine karar verilmesi…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4…. 16. İcra Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suçundan beraatine, tazminat talebininin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Müşteki vekilinin temyiz istemi, karara esas alınan bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığı, bilirkişi raporunda davalının, borçlu şirket Çevikler A.Ş.’ye olan sermaye taahhüdü borcunu ifa ettiğinin açık ve net bir şekilde ifade edilmediği, eksik ve hatalı inceleme neticesinde hazırlanan rapor ile davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, hukuki anlamda delil olmayan salt ticari defterlere dayanarak bilirkişi raporu alınmasının ve söz konusu bilirkişi raporuna dayanarak ilk derece mahkemesince karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A.Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçundan Verilen Karar Yönünden;
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 338 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Suç tarihinin 17.11.2011 tarihi olduğu, sanığın savunmasının alındığı 09.03.2012 tarihi ile mahkeme karar tarihi arasında, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen ve durduran başkaca bir hüküm ve işlem bulunmaması nedeniyle, 8 yıllık olağan zaman aşımı süresinin 09.03.2020 tarihinde yargılama sırasında gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B.İİK’nın 89/4 üncü Maddesi Uyarınca Talep Edilen Tazminat İstemine Yönelik Olarak Verilen Karar Yönünden;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, müşteki vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
IV. KARAR
A.Hakikate Aykırı Beyanda Bulunmak Suçundan Verilen Karar Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 16. İcra Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2017/424 Esas, 2022/198 Karar sayılı kararına yönelik müşteki vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki davanın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.İİK’nın 89/4 üncü Maddesi Uyarınca Talep Edilen Tazminat İstemine Yönelik Olarak Verilen Karar Yönünden;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 16. İcra Ceza Mahkemesinin 12.05.2022 tarihli ve 2017/424 Esas, 2022/198 Karar sayılı kararında müşteki vekilince ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden müşteki vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.