YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1445
KARAR NO : 2009/11587
KARAR TARİHİ : 10.12.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 09/06/2008
No : 980/331
Davacı-Dvl : … Tic.Merkezleri AŞ.vek.Av. …
Davalı-Dvc : … İlaç ve Kimyevi Mad.İtriyat ve Teks.Ür.Dış Tic.Ltd.Şti.vek.Av. …
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap ve karşı dava dilekçesinde, taraflar arasında, müvekkili şirkete ait malların davacı şirket reyonlarında satımı konusunda satıcı firma sözleşmesi yapıldığını, süresi dolan sözleşmenin yenilendiğini, bu sözleşmeler gereği müvekkili şirketin, davalı şirkete toplam 30.806.878.240 TL’lik mal teslim ettiğini, teslim edilen bu mal karşılığı davacının hiçbir ödeme yapmadığını, buna karşılık “mal ve hizmet bedeli” adı altında faturalar kesip, müvekkili şirketi cari hesapta borçlu çıkardığını, oysaki bu faturaların bir karşılığının bulunmadığını, davacının tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini, müvekkilinin büyük zarara uğramasına neden olduğunu, müvekkilinin davacı-karşı davalı şirkete hiçbir borcu olmayıp, alacaklı olduğunu savunarak aleyhlerine açılan davanın reddi ile 30.806.240 TL alacaklarının muacceliyet tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline ve lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, davalı satıcının sattığı malın bedeline karşılık hiçbir tahsilatı sözkonusu değilken, davacının sadece kendi reyonlarında bu satışa izin vermesi nedeniyle mal bedelini ödemekten kaçınarak, sözleşme hükümlerine göre 18.346.78 YTL alacak talep etmesinin hak ve adalet duygularını inciteceği, bu nedenle sözleşmeye hakimin müdahalesinin kaçınılmaz olduğu, davacı alacağını oluşturan kalemler arasında 2.123.86 YTL prim alacağının bulunduğu, bu alacağın fiilen gerçekleşen satım bedeline, sözleşme koşullarına göre normal olduğu, işbu bedelde davacı aleyhine indirim yapılmasına gerek olmadığı, söz konusu bedelin davalının, yapılan iade sonunda kalan 25.862.78 YTL’lik alacağından takas ve
../..
(2)
mahsup yolu ile indirildiğinde karşı davacının 23.738.92 YTL alacağının kaldığı, davacının reklam, tanıtım v.b. hizmetler için davalıdan sözleşme koşulları gereği 37.086.59 YTL alacak talep edebileceği, sözleşme koşulları paranın satın alma gücü, hak ve nefaset kuralları dikkate alınarak mahkemece sözleşme koşullarına müdahale edilmek suretiyle davacı lehine oluşan bu alacaktan BK’nun 19 ve 43/44 maddeleri gereğince %50 oranında indirim yapılarak, davacının davalıdan 18.346.78 YTL talep edebileceği, prim alacağı bedeli 2.123.86 YTL ilave edildiğinde davacının toplam alacağının20.470.64 YTL olduğu, dava konusu alacağın yapılan yargılama sonucu belirlenmiş olması nedeniyle icra inkar tazminatının talep koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşılık davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle sözleşme hükümlerine göre davacının talep edebileceği alacaktan indirim yapılması isabetsiz ise de, somut olaydaki talep miktarı gözetildiğinde bu yanlışlığın sonuca etkili olmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu alacak sözleşmeden kaynaklanmakta olup, likit(bilinebilir, hesap edillebilir) nitelikte olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle bu yöndeki talebin reddi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) sayılı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) sayılı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 10.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.
Karşılaştırıldı. …