Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/10142 E. 2009/11876 K. 16.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10142
KARAR NO : 2009/11876
KARAR TARİHİ : 16.12.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 10/04/2009
Nosu : 2006/345-2009/146

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-

Davacı vekili, kredi kartı hamili dava dışı …’ın kullandığı kredi kartının borcunu ödememesi nedeniyle, garantör olan davalıya karşı yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın % 40’ından aşağı olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı asil cevap dilekçesinde, kefil olduğu kredi kartının numarası ile takibe konan kredi kartının farklı kartlar olduğunu, limitlerin haberi olmadan artırıldığını, kefil olduğu kişinin öldürülmesinden sonra kullanılan kredi kartından sorumlu olmadığını, asıl borçlunun daha sonra ayrı bir sözleşme yaparak hem kendisi hem de kızı için kredi kartı alması nedeniyle bu borçlardan sorumlu olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, harcamaların kart hamilinin ölümünden önce yapıldığı, 07.12.1999 tarihli sözleşmede kredi kartı limiti belirtilmediğinden limitin 500 TL olduğu kanaatine ulaşıldığı, davalıya ihtarname tebliğ edilmediği için temerrüt faizine hükmedilmediği belirtilerek, 500 TL üzerinden itirazın iptaliyle takibin devamına, tarafların inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı bankanın temyizine gelince, kefilin kredi kartı sözleşmesinde yazan kefalet limiti ile sorumlu olduğu gözetilmeden, kredi kartının verildiği tarihteki maaşının miktarına göre tahmin edilen tutar üzerinden kefalet limitinin tayini doğru değildir.
Dava konusu uyuşmazlık Banka Kredi Kartı Sözleşmesi’nden kaynaklanmakta olup, kefil kefalet limiti ve kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumludur. 07.07.2009 tarih ve 27281 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5915 sayılı “Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2. maddesi uyarınca 5464 sayılı yasaya eklenen geçici 5. madde hükmüyle banka kredi kartı borcu bulunanlara, borcun yeniden yapılandırılması ve takside bağlanması suretiyle tasfiyesi konusunda birtakım olanaklar sağlanmıştır.

../..
-sayfa2-

Bu durumda mahkemece, davalı kefilin anılan yasa hükmünden yararlanmak üzere süresinde başvuruda bulunup bulunmadığı, başvuruda bulunmuş ise geçici 5. maddede öngörülen koşulları yerine getirip getirmediği hususunda araştırma, inceleme ve değerlendirme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan (1) numaralı nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Aslı gibidir.