Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/10018 E. 2008/3890 K. 14.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/10018
KARAR NO : 2008/3890
KARAR TARİHİ : 14.04.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumun abonesi olduğunu, davalı elemanlarınca müvekkili hakkında mühür kırarak kaçak elektrik kullanmak nedeniyle tutanak düzenlendiğini, tahakkuk ettirilen tutarın müvekkilince mağdur olmamak için yatırıldığını, Asliye Ceza Mahkemesi’ nde yapılan yargılama sonucu müvekkilinin beraatine karar verildiğini belirterek müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 2.974.030.000 TL ile işyerinin elektriğinin kesilmesi nedeniyle kapalı olması dolayısıyla 500.000.000 TL maddi zararla, çevresinde hırsız muamelesi görmesi nedeniyle de 2.000.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Asliye Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmediğini, verilen beraat kararının kesin hüküm niteliğinde olmadığını ve hukuk mahkemesini bağlamayacağını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve kesinleşmiş Kahramanmaraş 2. Asliye Mahkemesi dosyasına göre, davacının kaçak elektrik kullanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, normal tüketim bedeli mahsup edildikten sonra geriye kalan 2.932.79 YTL’ nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline, yine 1.000 YTL manevi tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle kesinleşen ceza mahkemesi kararında davacının sayaç mühürlerinin sağlam olduğunun ve bu haliyle elektrik hırsızlığı yapılmasının mümkün bulunmadığının saptanmış olması karşısında mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.