Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/509 E. 2023/363 K. 01.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/509
KARAR NO : 2023/363
KARAR TARİHİ : 01.02.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zara Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic Mahk Sıf)

Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin otel inşaası için dava dışı … Mimarlık. Ltd.Şti. ile anlaştığını, yüklenici şirketin ise inşaatın ısıtma tesisatı, su ve atık su tesisatı, elektrik tesisatı ve havuz inşası gibi işlerini … Mühendislik Ltd. Şti.ne taşere ettiğini, davalılardan …’un dava dışı taşeron şirketin yetkilisi, …’nın ise …’nun kardeşi olduğunu, davalıların davacıya ulaşarak firma hesaplarında haciz bulunması nedeniyle iş karşılığında şahsi hesaplarına para yatırılmasını istediklerini, müvekkilinin de dava dışı yüklenici … Mimarlık. Ltd.Şti. yetkilisinin onayıyla her iki davalının şahsi hesaplarına işbedeli olarak toplam 95.000,00 TL ödeme yaptığını ancak davalıların uhdelerindeki işlerin bir kısmını hiç yapmadıklarını, bir kısmını ise eksik ve ayıplı yaptıklarını, yüklenici … Mimarlık. Ltd. Şti. ve taşeronu … Mühendislik. Ltd.Şti. arasındaki alacak borç hesabında davalıların bu ödemeleri inkar ettiklerini ve Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/236 esas dosyasında alacak davası açtıklarını, müvekkili tarafından yapılan ödemenin karşılıksız kaldığını ve borçtan düşülmediğini, bu bedelin ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesi gerektiğini, Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/236 esas sayılı dosyasının da birleştirilmesini, davanın kabulü ile 25.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı …’dan, 70.000,00 TL’nin ise …’dan faizi ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; banka dekontlarında açıklama bulunmadığını, açıklama kısmı boş bırakılan dekontların bir ödünç ilişkisini veya bir başka ilişkiyi değil muaccel bir borcun ödendiğini gösterdiğini, havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcut olduğu, karinenin tersini ileri süren davacının iddiasını ancak yazılı belge ile kanıtlanmasının mümkün olduğunu, davacının tanık deliline muvafakatlerinin olmadığını, davacının birleştirme talebinin hukuken mümkün olmadığını, …. Ltd.Şti. tarafından … Mimarlık. Ltd.Şti’ne veresiye mal ve hizmet sunulması sebebiyle açık faturalar tanzim edildiğini bakiye alacağın ödenmemesi üzerine takibe geçtiğini ve itirazın iptali davası açtığını, davacı ile müvekkilleri arasında herhangi bir sözlü veya yazılı sözleşme bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hem davaların taraflarının hem de dava konularının farklı olması sebebiyle davacının, davaların birleştirilmesine yönelik talebinin HMK m. 166/3 kapsamında değerlendirilmesi mümkün bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının basiretli bir tacir gibi davranarak makbuzların “açıklama kısmında ödemenin neden kaynaklandığını” belirtmediği gibi davalı tarafın savunması da borcun ödendiğine ilişkin olduğundan ve ispat külfeti davacı üzerinde olup davacı üzerine düşen ispat külfetini sunmuş olduğu ve başka delili bulunmadığını beyan ettiği, davacı yemin deliline dayanmadığından davalılara yemin teklif edilemediği, ayrıca davacının dayanmış olduğu dava dışı yüklenici ile akdetmiş ve sunmuş olduğu Sivas 1. Noterliğinin 03/02/2015 tarihli 2274 yevmiye numaralı inşaat yapım sözleşmesinin 5. maddesinde “davacı ile dava dışı yüklenici … Mimarlık’ın yapılacak iş için 25.000 TL’ye anlaştıkları ve bu ücretin sözleşmenin akdedildiği tarih itibarıyla yüklenici …’ye ödendiğini ve yüklenicinin bu ücret haricinde hiçbir ad altında ücret talep etmeyeceğini” kararlaştırdıkları, borç ilişkisinin nispi nitelikte olup sadece taraflarını bağlamakta ve iş bu dava yönünden de 3. şahıs konumunda bulunan davalılara ileri sürülmesi mümkün olmamakta, davacı tarafça davalılar aleyhine ikame edilen iş bu davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eldeki dava ile Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın bağlantılı olduğunu, müvekkilinin ödeme yapacağı anda ödemeyi teyit ettirdiğini, iddiasını tanıkla kanıtlayabileceğini, müvekkilinin başka bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalıların ödemeyi ikrar ettiğini, bunun hukuki niteliğinin iddia edildiğinden başka olduğunu ifade ettiklerini, müvekkilinin de banka dekontlarıyla yaptığı ödemenin niteliğini kanıtladığını, davalılara yemin teklif ederek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile havale ile gönderilen paranın borç olarak verildiği hususunda ispat yükünün davacıya ait olduğu, dekontlarda açıklama kısmında herhangi bir ibare bulunmadığına göre davacının borç para verme iddiasını yazılı kesin delillerle ispat etmesi gerektiği, davacının bu yönde dosyaya delil sunmadığı, açıkça yemin deliline de dayanmadığı görülmekle davacı iddiasını ispat edemediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eldeki dava ile Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın bağlantılı olduğunu, müvekkilinin ödeme yapacağı anda ödemeyi teyit ettirdiğini, iddiasını tanıkla kanıtlayabileceğini, müvekkilinin başka bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalıların ödemeyi ikrar ettiğini, bunun hukuki niteliğinin iddia edildiğinden başka olduğunu ifade ettiklerini, müvekkilinin de banka dekontlarıyla yaptığı ödemenin niteliğini kanıtladığını, davalılara yemin teklif ederek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşeronluk sözleşmesi gereğince taşeron dava dışı … Mühendislik. Ltd.Şti.’ye dava dışı yüklenici nam ve hesabına davacı tarafça yapılan ödemenin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri ve 200 ncü maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü, 6100 sayılı HMK’nın “Senetle ispat zorunluluğu” başlıklı 200. maddesi ise “(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.” hükmünü havidir.

Tarafların iddia ve savunmaları karşısında ödeme dekontlarının açıklama kısmında herhangi bir ibare bulunmadığına göre davacının iddiasını yazılı kesin delillerle ispat etmesi gerekmekte olup, davacının bu yönde dosyaya delil sunmadığı ve açıkça yemin deliline de dayanmadığı, davacı dava dilekçesinde “sair tüm deliller” ibaresine yer vermişse de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 03.03.2017 tarih, 2015/2 esas ve 2017/1 karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde “sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller” gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa “yemin teklifinde bulunma” hakkını hatırlatamayacağı hükme bağlandığından ispat edilemeyen davanın reddi yönündeki mahkeme kararında ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair istinaf mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01/02/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.