YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9980
KARAR NO : 2023/1674
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2014/621 Esas, 2015/655 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/2539 Esas, 2019/9852 Karar sayılı ilâmıyla özetle;
“a) Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına ilişkin yasa değişikliklerinin dikkate alınması gerektiği,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2021 tarihli ve 2019/353 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, duruşmada savunma hakkının kısıtlandığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. Baba oğul olan sanık ve mağdur arasında, olay günü ailevi nedenlerle ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemeyen şekilde çıkan kavga sırasında, sanığın babasını darp ederek basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, mağdur ve tanık beyanı, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanığın eylemi neticesinde mağdurun basit tıbbî müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına dair Kırkağaç Devlet Hastanesinin adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın; eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, duruşmada savunma hakkının kısıtlandığına, vesaire yönelen temyiz sebepleri yönünden;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, eksik inceleme, delillerin hatalı değerlendirilmesi ve savunma hakkının kısıtlanmasının söz konusu olmadığı, mevcut deliller ve bozma ilamının içeriği karşısında sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında, bozma nedeni yapılan husus dışında bir isabetsizlik bulunmadığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas olan başka ilamının bulunmadığı da gözetildiğinde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2013 tarihli ve 2012/180 Esas, 2013/169 Karar sayılı ilamıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 165 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 24.10.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 nci ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkralarında düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi tekerrür yönünden yerinde görüldüğünden, Kırkağaç Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2021 tarihli ve 2019/353 Esas, 2021/129 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.