Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/6525 E. 2009/10005 K. 02.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6525
KARAR NO : 2009/10005
KARAR TARİHİ : 02.11.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, 3167 sayılı Yasanın 4814 sayılı Yasa ile değişik 10. maddesi uyarınca karşılıksız çıkan çekler nedeniyle bankaların her bir çek yaprağı için karşılıksız çıkma tarihine göre 350 YTL ile sorumlu olduklarını, davalı bankanın ibraza rağmen bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, vekaletname ile mazeret dilekçesi sunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaliyle takibin 1.400 YTL’lik alacak üzerinden yasal faiz yürütülmek suretiyle devamına ve davalının % 40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesinde 4184 sayılı Kanun ile 26.02.2003 tarihinde yapılan değişiklik ile çekin karşılığının tamamen veya kısmen bulunmaması halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün 10. maddede belirlenen sorumluluk miktarı saklı kalmak üzere çek hesabında bulunan miktarla sınırlı olduğu, 10. maddede belirlenen miktar dahil olmak üzere kısmi ödeme halinde, çekin ön ve arka yüzünün onaylı fotokopisinin ücretsiz olarak hamile verileceği, çek hamilinin bu fotokopiyle müracaat borçlularına veya kambiyo senetleri hakkındaki takip usullerine başvurabileceği gibi Cumhuriyet Savcılığı’na şikayette bulunurken dilekçesine bu fotokopiyi ekleyebileceği ve bunu icra daireleri ile mahkemelerde ispat aracı olarak kullanabileceği, mahkemece veya icra dairesinin istemi halinde çekin aslının bu mercilere gönderileceği yasal hükme bağlanmıştır.
O halde mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde çek asıllarının bankaya bırakılarak kısmi ödemenin talep edilmesi halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün bulunduğu gözetilmeden yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.11.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 10.maddesine göre, muhatap banka süresinde ibraz edilen çekin karşılığının bulunmaması halinde her çek yaprağı için öngörülen miktarı ödemekle yükümlü bulunmaktadır.
Davacı ,davalı bankanın ödemekle yükümlü olduğu bedeli ödemediğinden aleyhine takip yaptığını , takibe itiraz edilmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasını açtığını belirtmiştir.
Davalı banka kendisine tazminat için usulüne uygun bir başvuru yapılıp çek aslının verilmediğini savunmuştur.
TMK.nun 6. maddesine göre ve halin olağan akışı da gözetilerek, davacının çek tazminatı için bankaya usulüne uygun bir müracaatının bulunmadığının ve ayrıca ibraz sırasında bu tazminatı istemediğinin ispat yükü davalı bankada bulunmaktadır. Kaldı ki davalı banka takip üzerine dahi, çekin tasdikli suretinin verilmesi karşılığında çek aslını istemeyerek yükümlü olduğu parayı ödemek imkanına sahipken, bu yola başvurmayıp itiraz yolunu seçmesi de doğruluk kuralları ile bağdaşmaz.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, saygın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyoruz.