Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/23662 E. 2023/523 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23662
KARAR NO : 2023/523
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/391 E., 2019/104 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 44.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2012 tarihli ve 2012/598 Esas, 2012/900 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul 44.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2012 tarihli ve 2012/598 Esas, 2012/900 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.12.2016 tarihli ve 2014/18623 Esas, 2016/9909 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İstanbul 44.Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/391 Esas, 2019/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, uzlaştırmacının aramadığına ve suçlamayı kabul etmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde katılan şirket yetkililerini telefon ile arayan sanığın, satış ve pazarlamasını yaptığı “FABRİKA” markasını taşıyan taklit ürünlerinin üretilerek Ortadoğu Ülkelerine ihraç edildiğini beyan etmesi üzerine şirket merkezine davet edildiği, yapılan görüşmede şirket yetkilisinin ihbarda bulunduğu şahıslar hakkında yasal işlem başlatılabilmesi için ellerinde faturalı ürün numunesi bulunması gerektiğini söylemesi üzerine, ihbarda bulunduğu şirketin toptancı olduğunu bu nedenle en az on adet ürün satın alınması gerektiğini söyleyerek 1.100,00 TL para aldığı, daha sonra şirket yetkililerini Ümraniye ilçesine götürüp taklit ürünlerin olduğu yerler olarak iki adresi gösterdiği, bu adresleri gösterdikten sonra sanığın ortadan kaybolduğu anlaşılmaktadır.
2. Sanık … kovuşturma aşamasında alınan savunmasında özetle, suçlamaları inkar ederek, taraflı bilirkişilik yaptığını, görüşü alınacak malların muhatapları ile diyalog olarak avukatların kendisinden faydalandığını, iddianamedeki olayın da buna ilişkin olup, dolandırıcılık kastı bulunmadığı şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Tanık Rasim Cüneyd Koçak’ın bozma öncesi alınan anlatımında özetle, katılan şirkette mali işler direktörü olarak görev yaptığını, olay tarihinde şirketi arayan sanığın şirkete ait markalı ürünlerin taklitlerinin yapılarak satıldığı ihbarında bulunmak istemesi üzerine şirket merkezine davet edildiğini, kendisine 1.100,00 TL para verilmesi halinde taklit yapılan ürünlerin faturası ile birlikte getirebileceğini söylemesi üzerine 1.100,00.TL parayı muhasebeden kendisinin ödediğini, daha sonra güvenlik amiri tanık … ve şirket avukatı …’ı Ümraniye’de malların üretildiği yer olarak iki adrese götürdüğünü, daha sonra da ortadan kaybolduğu şeklinde anlatımda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Tanık … bozma öncesi alınan anlatımında özetle, katılan şirkette muhasebe müdürü olarak görev yaptığını, sanığı şirketin mali işler direktörü olan tanık Rasim Cüneyd yanında gördüğünü, şirkete ait markalı malların taklit ürünlerinin yapıldığı ihbarında bulunması üzerine kendisinden yardım istendiğini, ürünlerin fatura ile birlikte alınması için 1.100,00.Tl para verildiğini, daha sonra şirket avukatı ve güvenlik amiri ile birlikte Ümraniye’de iki adrese gittiklerini, ancak daha sonra ortadan kaybolduğu şeklinde anlatımda bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Tanık … bozma öncesi alınan anlatımında özetle, katılan şirkette güvenlik amiri olarak görev yaptığını, olay tarihinde şirket avukatı ve kendisinin yer göstereceğini beyan eden sanık ile birlikte Ümraniye’de iki adrese gittiklerini, ancak şirket avukatının yer göstermenin yeterli olmadığını, faturalı taklit ürünler de getirmesi gerektiğini söylemesi üzerine sanığın ertesi gün getireceğini söyleyerek ortadan kaybolduğu şeklinde anlatımda bulunduğu anlaşılmıştır.
6. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, katılan vekilinin uzlaşmayı kabul etmemesi ve sanığa ulaşılamaması nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
7. Mahkemece, katılan vekilinin aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, sanığın katılan şirket yetkilileri ile görüşme yaptığına ilişkin kısmi ikrar içeren savunması, tanık anlatımları, uzlaşmanın sağlanamadığına dair uzlaştırma raporu ve tüm dosya kapsamı ile sabit görülen dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin suçun yasal unsurlarının oluştuğuna yönelik kabulü ile katılan vekilinin uzlaşmayı kabul etmediği anlaşılmakla, sanığın suçun sübutuna ve uzlaşma prosedürünün usulsüz olduğuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanığın, taklit ürünlerinin yapıldığı yalanı ile katılan şirket ile temasa geçip, yapan firmanın toptan firma olduğundan 10 adet ürünü faturası ile alıp getireceği hilesi ile katılan şirketten 1.100,00.TL haksız menfaat temin ederek dolandırıcılık suçunu işlemesi nedeniyle mahkumiyet hükmü verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 44.Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2018/391 Esas, 2019/104 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.