YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10537
KARAR NO : 2009/11107
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili, bonoya istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, istem uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, bononun protesto edilmediğini, teminat amacıyla verildiğini, kullanılan kredinin ise ipotekle teminat altına alındığını belirterek ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, bononun teminat amacıyla verildiğine dair yazılı belge sunulmadığı, alacağın ipotekle teminat altına alınmasının kambiyo senedine dayanarak takip yapılmasına engel olmadığı belirtilerek itirazın reddine karar verilmiş, hüküm ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İcra ve İflâs Kanunu’nun 259’uncu maddesi uyarınca, “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. -Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.-Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder.” Bu hüküm uyarınca, kural olarak ihtiyati haciz isteyenin teminat yatırması bir zorunluluktur. Teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemez. Teminatın amacı, anılan kanun hükmünde açıkça belirtildiği üzere hem borçlunun hem de üçüncü kişilerin ihtiyati haczin haksızlığının anlaşılması hâlinde uğradıkları zararların güvence altına alınmasıdır. Kural olarak teminatsız ihtiyati haciz kararı verilemez ise de; kanunlarda teminat alınmayacağına ilişkin istisnai hükümlerin bulunması hâlinde, bu istisnaî hükümlerin amacı ve kapsamı ile sınırlı olarak teminat aranmaksızın ihtiyati haciz kararı verilebilir. İİK’nın 259’uncu maddesinde ilama dayanan alacaklarda teminat aranmayacağı, ilam niteliğindeki belgelerden doğan alacaklarda ise teminatın gerekip gerekmediğinin hâkiminin takdirine bağlı olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde mahkemece, hangi hukuki esaslara dayandığı açıklanmadan teminatsız ihtiyati haciz kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3- Yargı işlemlerinden alınacak harçlara ilişkin usul ve esaslar 492 sayılı Harçlar Kanunu ile düzenlenmiş olup, mahkemece anılan kanun hükümleri gözetilmeden ihtiyati haciz isteyenin harçtan muaf olduğu gerekçesiyle harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentte gösterilen nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.11.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.