YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3261
KARAR NO : 2009/4012
KARAR TARİHİ : 05.05.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, alacaklı davalı banka tarafından borçlu davalı … aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, müvekkilinin gerçek tapu sahibi olup, hiçbir şekilde taşınmazı satmadığını, davalı … ve kardeşleri sahte nüfus cüzdanı ile tanzim ettirilen vekaletnameye istinaden tapudan taşınmazın satımını sağladıklarını, akabinde davalı …’in taşınmazın ipoteği sureti ile bankadan kredi çekildiğini, satış işleminin mutlak butlanla batıl olduğunu belirterek, taşınmaz üzerindeki mevcut ipoteğin fekkine, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, dava konusu müvekkili bankadan kullandırılan kredi ile ilgili olarak diğer davalı ile kardeşinin ceza yargılamasının devam ettiğini ancak kesinleşmiş karar bulunmadığını, tapu siciline güvenlik ilkesi gereği kredi kullandırıldığını ve taşınmazın kaydına ipotek tesis edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … davaya karşı beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davalı … adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerine banka tarafından kullandırılan kredi alacağına istinaden ipotek tesis edildiği, icra takibinde davacının taraf olmadığı gerekçesiyle, davacının aktif dava ehliyeti olmadığından davasının reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır.İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki rehin sözleşmesinin TMK.nun 856.maddesi gereğince tapu kütüğüne tescil şarttır. İpotek, bedelin ödenmesi halinde tapudan terkin edilebileceği gibi bu sağlanamadığında, kayıt maliki terkini, dava yoluyla da isteyebilir. Hemen belirtmek gerekir ki yukarıda sözü edilen terkin istemi ipoteğin yolsuz tescil edildiği iddiasının bulunmadığı haller için söz konusudur.
TMK.nun 1025 maddesi hükmüne göre de, bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.
Somut olayda da davacı ayni hakkın yolsuz terkin edildiğini ve yine yolsuz olarak sınırlı bir ayni hak tesis edildiğini ileri sürmektedir. Davacı, subjektif hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle hukuki koruma istemiştir.Mülkiyet hakkının yolsuz terkini sonucu taşınmazı ipotekle yükümlü kılındığını iddia eden davacının hukuki koruma istemekte yararının bulunduğu kuşkusuzdur.
Mahkemece açıklanan hususlar gözetilerek, yolsuz tescilin kanıtlanabilmesi için, davalı … ve kardeşleri hakkında sahtecilik iddiasıyla cezalandırılmaları talebiyle açılan ve Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan dava sonucunun beklenmesi, bu arada davacıya tapu iptali ve tescil davası açması için önel verilmesi, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu da beklenerek esas hakkında hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçeyle davanın aktif husumet ehliyeti olmadığından bahisle reddine karar verilmesi doğru olmayıp bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.