YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2627
KARAR NO : 2009/9818
KARAR TARİHİ : 22.10.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ile davalı vek.Av….’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, taraflar arasında 07.10.2005 tarihli kiralama faaliyetleri sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşme ile yükümlendiği edimleri yerine getirmesine karşın, davalı şirketin sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, fesih sonucu muaccel hale gelen hizmet bedeli alacaklarının ihtara rağmen ödenmediğini, tahsili amacıyla icra takibine girişildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmenin haklı nedenlerle fesih edildiğini, sözleşmenin 4. ve 5.maddesinde belirtilen taliki şartın tahakkuk etmediğinden alacağın muaccel olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, sözleşmenin feshi nedeniyle tasfiye hükümleri kapsamında hakedilen alacağın ödenmesi gerektiği, fatura düzenlenmemesi nedeniyle KDV alacağı ve dosya kapsamına göre işlemiş faiz talebi yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın 339.982.81 YTL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen “kiralama faaliyetleri sözleşmesi”nin 4.5.maddesinde “MLM’ye ödenecek kiralama hizmet bedeli, kiracılarla akdedilen kira sözleşmesi üzerinden hesaplanacak olup, söz konusu bedelin %50’lik (yüzde elli) kısmı ilgili kira sözleşmesinin taraflarca imzalanmasını müteakip kiracıdan peşin kira tahsilatı yapıldığında, kalan %50’lik (yüzde elli) kısmı ise AVM açıldıktan sonra ilgili kiracıdan ilk nakit tahsilat yapılınca ödenecektir. Hizmet bedeli ödemeleri, peşin olarak fatura tarihinden itibaren 7 (yedi) iş günü içerisinde fatura karşılığı yapılacaktır…”hükmü yer almaktadır.
Davalı taraf sözleşmenin henüz sona ermesinden önce, davacının yükümlülüklerini zamanında ve gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle feshetmesi sonucunda hukuki ilişki sona ermiştir.
Sözleşmenin feshinden sonra davacı yan, 31.10.2006 tarihli cevabi ihtarname ile, davacı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği ve taahhütlerini de süresi içerisinde yerine getireceği, feshin haksız olduğu ve kabul edilmediğini bildirmiş, 16.11.2006 tarihli ihtarname ile fesih sonucu muaccel hale gelen fakat ödenmeyen hizmet bedeli alacaklarının ödenmesi için süre verilmiş, herhangi bir ödemede bulunulmaması üzerine, davalı yanca ödenmeyen kısmı ve KDV alacağı için icra takibine geçilmiştir.
Davacı ayrıca Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/708 esasına kayıtlı davada, davalı şirkete karşı aynı sözleşme kapsamında, sözleşmenin davalı tarafça haksız fesih edildiği iddiasıyla uğranılan zararın tazminini istemiştir.
Sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından yerine getirilen edime göre iki adet fatura karşılığı 113.373.81 USD’nin davacıya ödendiği, bakiye alacak bedelinin icra takibinde asıl alacak olarak belirtilen rakam olduğu hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Hukuki uyuşmazlık, davacının sözleşme kapsamında yapılan hizmet gereği, icra takibine konu bedelin sözleşmenin yukarıda anılan 4.5.maddesi uyarınca muaccel olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
Sözleşmenin 4.5.maddesine göre vade şarta bağlanmıştır. Sözleşmenin feshi nedeniyle alacağın muacceliyeti davalının fesihte haklı olmadığının tespiti halinde söz konusu olacağından Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/708 esas sayılı dava dosyasının neticesinin beklenilmesi gerekmektedir.
Açıklanan hususlar gözetilmeden, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.