YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12210
KARAR NO : 2023/9901
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Katılan …’nın yokluğunda verilip 08.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 10.12.2021 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılanın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Maçka Cumhuriyet Başsavcılığının 14.10.2011 tarihli ve 2011/149 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 (iki) kez cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.
2. Maçka Sulh Ceza Mahkemesinin, 08.02.2012 tarihli ve 2011/105 Esas, 2012/16 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, mağdur sayısınca 2 (iki) kez 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Maçka Sulh Ceza Mahkemesinin, 08.02.2012 tarihli ve 2011/105 Esas, 2012/16 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 10.06.2015 tarihli ve 2015/2033 Esas, 2015/2445 Karar sayılı kararı ile;
“…Katılan … ile mağdur …’nın mahkemece itibar edilen kolluk ifadelerinde, sanığın ‘arazilerini bana vereceksin yoksa yaşatmam seni’ diyerek hem …’yı hem de …’yı tehdit ettiğinin ileri sürülmesi, dolayısıyla tehdit eyleminin tek fiille birden fazla kişiye yönelik olarak gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, tehdit suçundan iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine Maçka Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2015/160 Esas ve 2015/235 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Maçka Asliye Ceza Mahkemesinin 18.11.2015 tarihli ve 2015/160 Esas ve 2015/235 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.04.2017 tarihli ve 2016/6240 Esas, 2017/13167 Karar sayılı kararı ile;
“…02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine Maçka Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2017/91 Esas ve 2018/88 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
7. Maçka Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli ve 2017/91 Esas ve 2018/88 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarihli ve 2018/6227 Esas, 2021/13972 Karar sayılı kararı ile;
“…17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
8. Bozma üzerine Maçka Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/261 Esas ve 2021/333 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Tek delil olarak miras hakkını almasını engellemeye çalışan tanık B.A.’nın beyanları bulunmakla ve bu beyanlara dayanılmayacağından delil yetersizliği nedeniyle beraat etmesi gerektiğine,
2. Ölen şikâyetçiler … ve …’nın şikâyetlerinden vazgeçtikleri halde düşme kararı verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Uzlaştırma işlemleri yapılmadığına ve basit yargılama usulü uygulanmadığına,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanığın anne ve babası olan şikâyetçi ve katılanın evlerine giderek vefat eden anne ve babasına hitaben “arazilerini bana vereceksin, yoksa seni yaşatmam” demek suretiyle tehdit ettiği anlaşılmıştır.
2. Şikâyetçi … ve katılan …’nın aşamalarda birbiriyle uyumlu ve tutarlı beyanlarda bulundukları görülmüştür.
3. Sanığın üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği anlaşılmıştır.
4. Tanıklar M.A. ve B.A.’nın katılan ve şikâyetçi beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Yargılamanın devamı esnasında katılan …’nın 18.04.2016 tarihinde, şikâyetçi …’nın ise 10.03.2017 tarihinde ölmüş olmaları sebebiyle yasal mirasçılarının davaya katılımlarının sağlandığı görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
1. Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık tanık B.A.’nın tanık sıfatı bulunmakta iken katılan ve şikâyetçinin ölmeleri üzerine katılan sıfatı aldığından ve miras hakkını kullanmasını engellemek amaçlı suç isnadında bulunduğunu iddia etmiş ise de; sanığın diğer kardeşi tanık M.A.’nın da olayı doğruladığı anlaşılmakla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmeyerek, şikâyetçi ve katılanın aşamalarda değişmeyen tutarlı iddiaları ve bunu doğrulayan tanık beyanları ve Hukukî Süreç başlığı altında (3), (5) ve (7) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Şikayetten Vazgeçme Nedeniyle Düşme Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun aynı kanunun 73 üncü maddesi kapsamındaki şikayete bağlı suçlardan olmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Uzlaştırma İşlemlerinin Yapılmadığı ve Basit Yargılama Usulü Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (5) ve (7) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmları yerine getirilerek dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği ancak 22.02.2018 tarihli uzlaştırma raporuna göre taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı, yine 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanması hususu hakimin takdirinde olup, dosyanın geldiği aşama dikkate alınarak basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Vesaire Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2011 yılı Temmuz ayı içerisi yerine 2011 olarak yazılması mahallinde giderilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, Hukukî Süreç başlığı altında (4), (5) ve (7) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmlarının gereklerinin yerine getirildiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
A. Katılan …’nın Temyiz İstemi Yönünden
Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılanın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle REDDİNE,
B. Sanık …’nın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Maçka Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2021/261 Esas ve 2021/333 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.