Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/15778 E. 2023/2423 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15778
KARAR NO : 2023/2423
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2021/39 Esas, 2021/90 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca 15 yıl hapis ve 50.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2021/817 Esas, 2021/682 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re’sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanık hakkında beraat kararı verilmesini, aksi halde lehine olan tüm kanun hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğine,
3. İstihbari bilgi dışında sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair delil bulunmadığına,
4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
5. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükmü uygulanması gerektiğine,
6. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın ikametinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurduğu ve ikametinde saklamış olduğu uyuşturucu maddeleri ikametinin çevresinde kullanıcı şahıslara para karşılığı sattığı şeklinde bilgiler alındığı, alınan bilgiye istinaden Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden ikamette yapılan aramada ikamette şifaen kardeşi olduğunu söyleyen … ile ikamet avlusunda sanığın eşi … isimli şahısların olduğunun belirlendiği, yapılan aramada ikametin girişinin sol tarafında bulunan odanın içerisinde bulunan vitrinin alt kısmındaki kapaklı bölmeye gizlenmiş vaziyette 2 adet şeffaf poşette MDMD-4en-PINACA maddesini ihtiva eden uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanığın kanından ve idrarından alınan örnekler üzerinde yapılan testler neticesinde sentetik kannabinoid kullanıcı olmadığının tespit edilmesi ve ele geçirilen sentetik kannabinoid maddesinin günlük kullanım sınırının miligramlarla hesaplandığı gerçeği nazara alındığında sanığın ele geçirilen sentetik kannabinoid maddesini satarak üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında ele geçirilen maddenin kendisine ait olduğunu kabul etmişse de bu maddeyi kullanım amacıyla elinde bulundurduğunu beyan ederek suçlamayı inkar etmesi sebebiyle hakkında şartları oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 192 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, şahit numunenin müsaderesi ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanığın denetim süresi içerisinde temyize konu suçu işlemiş olduğundan ihbarda bulunması gerektiği hususlarındaki eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan

gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “14.09.2020” yerine “15.09.2020” olarak yazılmasının hukuka aykırı olduğu,
2. Sanık hakkında verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 20 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamen tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” hususu belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördündü fıkrasının cümlesine aykırı davranılması,
Değerlendirilmiş; bu iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2021/817 Esas, 2021/682 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
1. Gerekçeli karar başlığının suç tarihi kısmında “15.09.2020” ibaresinin çıkartılarak yerine “14.09.2020” ibaresinin eklenmesi,
2. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafına “… geri kalan kısmın tamamen tahsil edileceği” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.