YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9306
KARAR NO : 2023/9954
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2015 tarihli, 2014/2900 Soruşturma No.lu iddianamesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 ve 54 üncü maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/67 Esas, 2016/269 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın aynı Kanunun 51 inci maddesi gereğince ertelenmesine ve suçta kullanılan bıçağın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği
1.Cezanın ertelenmesinin ve alt hadden hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğuna,
2.Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan ve katılanın dedesi arasında geçen taratışma sırasında elinde bulunan bıçakla katılanın üzerine yürüyerek silahla tehdit suçunu işlediği anlaşılmıştır.
2. Olaya ilişkin tutanak tutulmuş ve tutanak mümziileri tanık olarak dinlenmiştir.
3. Suçta kullanılan bıçağa ilişkin bilirkişi raporu temin edilmiştir.
4. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş, sinir hastası olduğunu savunmuştur.
5. Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32. maddesinden yararlanamayacağına ilişkin adli rapor temin edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılan Vekilinin Cezanın Ertelenmesinin ve Alt Hadden Hüküm Kurulmasının Yasaya Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik
Sanığın kastı, suçu işleme şekli, suçu işlediği yer ve zaman, suç sonrası oluşan zarar göz önüne alındığında temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde ve ertelenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebine Yönelik
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
3. Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görüldüğü üzere uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile bazı hükümlerinin iptal edilmiş olduğu hususu da nazara alınarak, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 3 numaralı paragrafta açıklanan nedenle Kastamonu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/67 Esas, 2016/269 Kararı sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “Sanığın kasten işlemiş olduğu hapis cezasının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (c), (d) ve (e) bentlerinde belirtilen haklardan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına ve (c) bendinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun kendi alt soyu bakımından uygulanmamasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.