Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/12925 E. 2023/9947 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12925
KARAR NO : 2023/9947
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.05.2009 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 4. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.01.2011 tarihli ve 2009/793 Esas, 2011/134 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi olmasına karar verilmiş, bu karar 13.09.2011 tarihinde kesinleşmiştir.

C. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/223 Esas, 2015/488 Karar sayılı kararı ile; sanığın denetim süresi içerisinde 17.10.2014 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğine ilişkin Oltu Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/418 Esas 2015/13 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 09.01.2015 kesinleştiği ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

D. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/223 Esas, 2015/488 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2018/312 Esas, 2021/4536 Karar sayılı kararı ile;
“1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
2. 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
3. ..Anayasa Mahkemesi (25/06/2020, 2020/16, 2020/33; R.G. 19/08/2020, Sayı:31218), sözü geçen geçici 5/d maddesindeki hükmün, “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan, “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görerek iptaline karar vermiştir. ..Anayasa Mahkemesinin iptal kararında; sanık lehine getirilen, yeni düzenlemenin, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesi gereğince, 5271 sayılı sayılı CMK’ya eklenen geçici 5. maddesiyle “kovuşturma evresine geçilmiş” dosyalar bakımından uygulanması gerektiğine işaret edildiğinden, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve 5271 sayılı CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,”
Nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

E. … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/497 Esas, 2021/852 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Lehe hükümlerin uygulanması ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanık … ile eşi katılan … arasında çıkan tartışmada sanığın katılanı “seni öldürürüm” demek suretiyle tehdit ettiği, tarafların uzlaşamadıkları anlaşılmıştır.

2. Katılanın aşamalarda birbirleriyle uyumlu beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

4. Tanık E. K.’nin katılanın beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Katılanın aşamalardaki birbirleriyle uyumlu beyanları, tanık E. K.’nin katılanın beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları ve kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. “Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
” şeklindeki 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin yedinci ve onbirinci fıkraları gereği hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi isabetli görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/497 Esas, 2021/852 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.