YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12043
KARAR NO : 2023/9900
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.12.2009 tarihli ve 2009/47221 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Sulh Ceza Mahkemesinin, 24.06.2010 tarihli ve 2009/698 Esas ve 2010/1149 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.
3. … 6. Sulh Ceza Mahkemesinin, 24.06.2010 tarihli ve 2009/698 Esas ve 2010/1149 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 25.04.2014 tarihli ve 2013/752 Esas, 2014/13827 Karar sayılı kararı ile;
“…5271 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişik 231.maddesinin 6/c fıkrasında belirtilen zarar kavramının, ölçülebilir, belirlenebilir (somut) maddi zarara ilişkin olup, manevi zararı kapsamadığı, yargılamaya konu tehdit ve yaralama suçlarından dolayı, dosyaya yansıyan ve talep edilen bir zararın bulunmadığı gözetilerek, suçun işleniş biçimi, kişilik özellikleri ve geçmişi olumlu bulunarak, sanıklar hakkında, takdiri indirim uygulanıp, bir daha suç işlemeyeceği kanaati ile cezalarının da ertelenmesine karşın “zarar giderilmediği” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle, anılan Kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2014/312 Esas , 2014/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları ve 5271 sayılı Kanunu’nun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Karar 03.12.2014 tarihinde kesinleşmiştir.
5. Sanığın … 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2019/148 Esas ve 2019/608 Karar sayılı ilâmı ile 19.05.2018 tarihinde 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçunu işlediği ve neticeten 6.000,00 TL adli para cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilerek bu kararın, 23.09.2020 tarihinde kesinleştiği belirlenerek yapılan ihbar üzerine, … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2021 tarihli ve 2021/216 Esas ve 2021/338 Karar sayılı kararı ile ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Şikâyetçi ve taraflı tanığının beyanlarına dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğundan sanığın beraat etmesi gerektiğine,
2. Sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Sanık hakkında erteleme ve diğer lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü şikâyetçi ile sanık arasında trafikte hatalı sollama yapma meselesi yüzünden tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanığın şikâyetçiye “seni öldürürüm” demek suretiyle tehdit ettiği anlaşılmıştır.
2. Şikâyetçinin aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanığın üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği anlaşılmıştır.
4. Tanık S.Ç.’nin katılan beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Şikâyetçinin sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiğine ilişkin 03.12.2009 tarihli teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
1. Delil Yetersizliği Nedeniyle Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen şikâyetçi ve tanığın olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan ve birbirleriyle uyumlu beyanları, teşhis tutanağı ile Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık Hakkında Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Şikâyetçinin hatalı sollama yapan sanığa korna çalması üzerine sanığın şikâyetçiyi “seni öldürürüm” demek suretiyle tehdit ettiği somut olayda; haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların gerçekleşmediği, şikâyetçinin sanığa korna çalması şeklindeki eyleminin haksız fiil olarak kabul edilmeyeceği, ilk haksız hareketin sanık tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Sanık Hakkında Erteleme ve Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca ölçülülük ilkesine uygun bir biçimde tehdit suçundan temel cezanın belirlendiği, sanık hakkında kurulan hükümde 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında tehdit suçundan 25.11.2014 tarihinde hapis cezasına hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, 5 yıllık denetim süresi içinde sanığın yeniden suç işlemesi karşısında 5271 sayılı Kanun’un uyarınca 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verildiği anılan yasa maddesi uyarınca tekrar suç işlenmesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması dışında mahkemeye bir imkan tanınmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Vesaire Yönünden,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragraflarda bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2021 tarihli ve 2021/216 Esas ve 2021/338 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.