YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6771
KARAR NO : 2008/346
KARAR TARİHİ : 24.01.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilin kimlik bilgileri kullanılarak sahte nüfus cüzdanı ile davalı banka tarafından kredi kartı verildiğini, kredi kartı borcunun ödenmemesi üzerine girişilen icra takibinde maaş haczi uygulandığını, oysa davacının davalıya borçlu olmadığını belirterek, borçlu olunmadığını tespitine, hacze konu maaşın tahsili halinde faizi ile iadesine , ihtarname masrafının ve % 40 tazminatın ve ayrıca yapılan haksız işlem nedeniyle ticari itibarı zedelendiğinden 1.500.00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı ile bankaya başvurulup talepte bulunulduğundan, kredi kartı üyelik sözleşmesi imzalanıp, kredi kartı verildiğini, borcun ödenmemesi üzerine takibe geçildiğini, bankadaki bilgilere göre maaş haczi istendiğini, davacının sahte kimlik bilgileri kullanıldığının bankaya bildirilmesi üzerine yapılan araştırma sonucunda icra dosyasında olan paranın çekilmeyip, davacıya iadesinin istendiğini, müvekkilinin de zararı olduğunu, kusurlu olmadıklarını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, icra dosyası, bilirkişi raporu, toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne, icra dosyasına yatan paranın faiz tutarı olan 66.15 YTL’ nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, banka kredi kartında hamil görünen kişi tarafından açılmıştır 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ nun 44/1. maddesinde, “ Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’ un 22. ve 23. maddesi hükümleri uygulanır.” denilmektedir. Bu durumda mahkemece anılan yasa hükmü karşısında görev yönü düşünülmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diger temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.