Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/11508 E. 2008/5557 K. 22.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11508
KARAR NO : 2008/5557
KARAR TARİHİ : 22.05.2008

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının takip yaptığı bononun sahte olduğunu belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili imzanın davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sahtelik iddiası çerçevesinde Adlî Tıp Kurumundan alınan raporda senetteki imzanın davacıya ait olduğunun belirtilmesi nedeniyle davanın reddine, icra takibinin tedbir yoluyla durup durmamasının inkar tazminatına hükmedilmesi açısından bir önemi olmadığından davacının %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karar,davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 72,IV hükmü uyarınca “(Değişik fıkra: 09/11/1988 – 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde kırktan aşağı tayin edilemez.” Menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle borçlunun inkar tazminatına mahkum edilmesinin amacı, Kanunun bu hükmünde açıkça belirtildiği gibi uygulanan tedbir kararından dolayı alacaklının alacağını geç almaktan kaynaklanan zararını tazmin etmektir. Tedbir kararı uygulanmamışsa, alacaklının alacağını geç alması ve dolayısıyla alacağını geç almaktan doğan bir zararının bulunduğu da kabul edilemez. Bu nedenle menfi tespit davasında tedbir kararının icra edilmesi, borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi açısından gerekli bir koşul olup, mahkemece bu husus araştırılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, aksine gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.05.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.