YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10221
KARAR NO : 2009/3979
KARAR TARİHİ : 04.05.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. … ve Av. … ile davalı vek.Av….’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ortaklık protokolü hükümleri uyarınca üç adet boş senet imzalayarak teminat amacıyla verdiğini, davalının senetleri anlaşmaya aykırı olarak doldurup takibe koyduğunu belirterek müvekkilinin icra takibine konu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takiplerin iptaline, icra tehdidi ile ödenen 16.300.00 YTL’ nin faiziyle birlikte istirdadına ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline protokol hükümleri uyarınca teminat senedi vermediğini, davacının borç olarak aldığı miktara yönelik senetlerin düzenlendiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, senetlerin yanlar arasında bağıtlanan protokol hükümleri uyarınca teminat amacıyla davalı yana teslim edildiği, davalının senetleri anlaşmaya aykırı olarak doldurarak takibe koyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı yanca tahsil edilen 16.300.00 YTL’nin 04.07.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline, koşulları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı yan, takibe konu senetlerin taraflar arasında imzalanan protokol hükümleri gereğince verilen 60.000 Euro bedelli teminat senetleri olduğunu ileri sürerken davalı taraf, takip konusu senetlerin teminat senetleri olmadığını savunmuştur.
Ne var ki, dosya içinde mevcut davalı vekili tarafından davacıya Beşiktaş 8.Noterliğinden dava tarihinden önce keşide edilen 01.06.2005 tarih ve 14397 yevmiye nolu ihtarnamede, açıkça “taraflar arasında imzalanmış bulunan 30.09.2005 başlangıç tarihli ve 13 yıl süreli ortaklık sözleşmesinin 3, 15. ve 17.maddeleri hükümlerinin muhatap tarafından ihlali nedeniyle 60.000 Euro’luk TEMİNAT SENETLERİ bedellerinin….” davalıya ödenmesi istenilmiştir. Açıklanan bu ihtarname gereğince 60.000 Euro bedelli senetlerin teminat senetleri olduğunun kabulü gerekmektedir.
Hal böyle olunca mahkemece takibe konu 8.9.2004 tanzim ve 8.4.2005 vade tarihli her biri 30.000 Euro toplam 60.000 Euro tutarlı bonoların protokol gereğince verilen teminat senetleri olduğu kabul edilerek bu bonolar yönünden davalı tarafın yukarıda açıklanan kabulü de dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne, diğer takip konusu 5.9.2004 tanzim 6.6.2005 vade tarihli 40.000 Euro bedelli bono yönünden ise, teminat senedi olduğu iddiasının davacı yanca usulüne uygun delillerle kanıtlanmadığı gözetilerek, bu bono yönünden açılmış bulunan davanın reddi gerekirken yazılı olduğu şekilde anılan bu bono yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.