Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/2324 E. 2023/76 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/2324
KARAR NO : 2023/76
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki temliken tescil ya da tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde gelen davacı vekili Av. … ile karşı taraftan davalı Hazine vekili Av. … geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 10.01.2023 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu 22.305 m2 yüz ölçümlü tarla vasfındaki 405 sayılı kadastral parsel üzerindeki muhdesatlarının, 02.06.2014 tarihinde yapılan imar işlemi sonucu müvekkili ve davalı Hazinenin paydaşı olduğu 2042 ada 1 parsel ile Hazineye ait 2207 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar içinde kaldığını, muhdesatlar nedeniyle taşınmazların satın alma süreci devam ederken, davalı Hazinenin 2207 ada 2, 3, ve 4 No.lu parsellerdeki paylarını 06.03.2017 tarihinde bedelsiz olarak diğer davalı … Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Yönetimine devrettiğini, ancak imar parsellerinin yeni maliklerinin imar uygulamasından doğan haklarının kullanabilmesi için parsel üzerindeki yapı bedellerinin yapı sahiplerine ödenmesi gerektiğini, aksine bir anlaşma olmadıkça yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunacağını ileri sürerek TMK’nın 724 üncü maddesi gereği uygun görülecek bir tazminat karşılığında, 2207 ada 2, 3 ve 4 No.lu parseller içindeki yapıların bulunduğu alanların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tescilini; olmadığı takdirde 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18/9 uncu maddesi uyarınca dava konusu muhdesatların değerinin davalılardan tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunmuş; imar uygulaması sonucu davacı ile Hazinenin paydaş kılındığı 2042 ada 1 No.lu parseldeki Hazineye ait payın 4076 sayılı Kanun’un 4/C maddesi uyarınca davacıya satışı için işlemlere başlandığını, bu nedenle anılan kanunun 5/son maddesinin nazara alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi vekili, organize sanayi bölgesi sınırlarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmış olduğunu, davacının davaya konu yapıları kendi arazisi üzerinde inşa etmediğini, bir kısmının Hazineye ait arsa üzerinde taşkın inşaat şeklinde yapıldığını ve kaçak olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıya ait yapıların, imar uygulaması sonucu davalı … Tekstil İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Yönetimine ait imar parselleri üzerinde kaldığı, imar uygulaması sonucu oluşan bu parsellerin sicil kaydının dayanağı olan imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptal edilmediği sürece tapu iptal ve tescil davasının dinlenme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle temliken tescil isteminin reddine; davacının muhdesatlarını fiilen kullanma imkanına sahip olduğu, davalıların ise bu muhdesatlarda fiili kullanımının bulunmadığı, davalılar tarafından davacı aleyhine el atmadan kaynaklanan bir dava da açılmamış olduğu gerekçesiyle muhdesat bedelinin tazmini talebinin de reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna göre, dava konusu taşınmazlar üzerindeki muhdesatların değerinin arsa değerinden fazla olduğunun belirtildiği, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, bu durumda uygun bir bedel karşılığında arazinin tamamının ya da yeterli bir kısmının malzeme sahibi olan müvekkiline verilmesi gerektiğini, imar uygulaması sonucu Hazine adına kayıtlanan parsellerde kalan müvekkiline ait muhdesatların bedeli ödenmeksizin diğer davalıya devir ve temlikinin hukuka aykırı olduğunu, tazminat talebinin reddine ilişkin gerekçenin de yerinde olmadığını ve davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin yasal sınırları aştığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; temliken tescil talebinin dayanağını oluşturan şeker üretim ve ambalajlama tesisi, teneke kutu üretim tesisi ve poşet fabrikası gibi yapıların imar öncesinde tescil talebine konu 2207 ada 2, 3, ve 4 parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde kalmadığı, anılan muhdesatın davacı ve davalı Hazinenin paydaş kılındığı 2042 ada 1 parsel sınırları içinde kaldığı, davacının maliki olduğu kadastral 405 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise tescil talebine dayanak edilen yapıların mevcut olmadığı, dolayısıyla dava konusu 2207 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temliken tescil koşullarının oluşmadığı; öte yandan tescil talebine konu 2207 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde harita mühendisi bilirkişi raporunda krokide Ev1 ve Ev2 ile gösterilen iki adet taşkın yapı bulunduğu, bu yapılara da halen davacı tarafça tasarruf edildiği, davalılar tarafından açılmış bir elatmanın önlenmesi davası da mevcut olmadığı, gerek 2042 ada 1 parsel gerekse 2207 ada 2, 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların oluşumuna ilişkin imar uygulamalarının halen ayakta olduğu, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmedilen vekalet ücretinin doğru olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazlar üzerindeki muhdesatların değerinin arsa değerinden fazla olduğu, ayrıca dava konusu muhdesatların imar uygulamasından önce müvekkiline ait 405 No.lu parsel üzerinde kaldığının belirlendiğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, bu durumda uygun bir bedel karşılığında arazinin tamamının ya da yeterli bir kısmının malzeme sahibi olan müvekkiline verilmesi gerektiğini, imar uygulaması sonucu Hazine adına kayıtlanan parsellerde kalan müvekkiline ait muhdesatların bedeli ödenmeksizin diğer davalıya devir ve temlikinin hukuka aykırı olduğunu, tazminat talebinin reddine ilişkin gerekçenin de yerinde olmadığını ve davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin yasal sınırları aştığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3194 sayılı Yasa’nın 18 inci maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması sonucu oluşan taşınmazlar üzerindeki muhdesatlar nedeniyle TMK’nın 724 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil (temliken tescil); ikinci kademede muhdesat bedellerinin tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.