Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/1018 E. 2023/1636 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1018
KARAR NO : 2023/1636
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki taşınır ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddi ile şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 para cezasına hükmedilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine ve ihale bedelinin %5’i oranında para cezasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.ŞİKAYET
Şikayetçi borçlu şikayet dilekçesinde; ihaleye konu taşınırların kıymet takdirine ilişkin raporunun ve satış ilanının taraflarına tebliğ edilmediğini, tebliğin usul ve yasaya uygun olmadığını, satışa konu taşınırların değerlerinin düşük tespit edildiğini, gerçek değerlerinin çok daha fazla olduğunu, satış ilanında taşınırlara ilişkin gerçeğe aykırı bilgilerin yer aldığını, ihale ilanında taşınırların vasıf ve niteliklerinin eksik gösterildiğini, ihalede usulsüzlükler yapıldığını ve ihaleye fesat karıştırdığına dair duyumları olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile ihalenin feshini talep etmiştir.

II. CEVAP
Şikayet edilen alacaklı … cevap dilekçesinde; ihale konusu taşınırların kıymet takdirinin 12.10.2021 tarihinde yaptırıldığını, taraflara tebliğ edildiğini, herhangi bir itiraz olmadığından dolayı kıymet takdirinin kesinleştiğini ve devamında satış işlemlerinin başlatıldığını, 23.12.2021 tarihinde yapılan ihalede taşınırların en fazla teklifi veren… Madencilik …Nakliyat İnşaat Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketine ihale olduğunu, icra dosyasında kıymet takdirinin davacı yanın ticaret sicilinde yazılı adresi olan adresine TK’nın 35. madde hükümlerine göre tebliğ edildiğini, yapılan tespitte davacı tarafın dava dilekçesinde belirtmiş olduğu elektrik teçhizatına rastlanmadığını, bilirkişi tarafından kıymet takdiri yapılmadığını ve ihale konusu taşınırlar arasında olmadığını, tek başına bu durumun bile davacının kötüniyetli olarak usulüne uygun yapılan ihalenin feshi için mahkemeye başvurduğunu gösterdiğini, davacı yanın tek gayesininin alacağının tahsilini geciktirmek olduğunu, ayrıca davacının bu itirazlarını kıymet takdirine yapılması gereken itirazda öne sürmesi gerektiğini, bu itirazların ihalenin feshi davasının konusu olmadığını, davacı tarafça kıymet takdiri raporuna karşı bir itiraz yapılmadığını, kesinleşen kıymet takdirine olan itirazları işbu davada öne sürmesinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, satış ilanının TK’nın 35. maddesine göre 20.11.2021 tarihinde davacı şirkete tebliğ olduğunu belirterek davanın reddi ile İİK 134 maddesi gereği davacının ihale bedelinin %10’u oranında idari para cezasına hükmedilmesini istemiştir.

Şikayet edilen ihale alıcısı cevap dilekçesinde; kıymet takdirinin davacı yanın ticaret sicilinde yazılı adresine 14.10.2021 tarihinde tebliğe çıkarıldığını, fakat tebligatın iade edildiğini, bunun üzerine … İcra Müdürlüğünce 26.10.2021 tarihinde kıymet takdirinin daha önce iade edilmiş olan ticaret sicilinde yazılı adresine TK’nın 35. madde şerhli olarak tebliğe çıkarıldığını, işbu kıymet takdirinin 30.10.2021 tarihinde TK’nın 35. maddesine göre davacıya tebliğ edildiğini, satışa konu mallar için yapılan kıymet takdirinin davacı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ olması karşısında davacı tarafça işbu rapora karşı bir itiraz yapılmadığını, kesinleşen kıymet takdirine olan itirazlarını işbu davada öne sürmesinin usule ve hukuka aykırı olduğu görüşünde olduklarını, İİK’nın 114. maddesi uyarınca menkul ihalelerinde satış ilanının tebliğinin zorunlu olmadığını, bu hususun zorunlu olmamasına rağmen davacının ticaret sicilinde yazılı olan adresine satış ilanının tebliğe çıkarıldığını, fakat tebliğin iade edildiğini, bunun üzerine İcra Müdürlüğünce davalının ticaret sicilinde yazılı olan adresine TK’nın 35. madde şerhli olarak ikinci kez tebliğe çıkarıldığını ve 20.11.2021 tarihinde davacı şirkete tebliğ olduğunu, davacının dava dilekçesinde satış ilanının menkul malların kıymeti gözetilerek gazetede de yayımlanması gerektiğini iddia etmişse de İİK’nın 114. maddesinde satış ilanının gazetede yapılması takdirinin icra müdürlüğüne bırakıldığının yazılı olduğunu, elektronik ilanların yerel ve ulusal gazetelere göre daha geniş bir ağa sahip olduğu düşünüldüğünde elektronik ortamda yapılan ilanın borçlu ve diğer alakadarların menfaatine en uygun ilan yolu olduğunun kaçınılmaz olduğunu, davacı yanın bu menfaati gözetmeksizin bu yönde itirazda bulunmasında hukuki yarar olmadığını, yukarıda ayrıntılı olarak yazılı nedenler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı tarafın icra müdürlüğü dosyasını ve malları satımını uzatma niyetiyle işbu davayı açmış olduğu görüşünde olduklarını, işbu sebeple davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi taleplerinin mevcut olduğunu belirterek davanın öncelikle usulden olmadığı takdirde esastan reddi ile borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;icra müdürlüğünce satış kararında satış ilanının tebliğinin zorunlu olmadığı tebliğ yapılamaması ya da usulsüz tebliğ yapılması halinde bunun satışa engel olmadığının kararlaştırıldığını kaldı ki satış ilanı ve kıymet takdir raporunun da usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, fesat iddiasına dair somut bir delil sunulmadığını, derdest davaların bekletici mesele yapılmaması nedeniyle ihalenin feshinin gerektiği yönündeki şikayetinin İİK’nın 134. maddesinde sınırlı sayıda belirlenmiş olan ihalenin feshi sebepleri arasında bulunmadığını, satışa hazırlık işlemlerine dair süresi içerisinde şikayet yoluna gidilmediği gerekçeleri ile şikayetin reddine ve şikayetçi borçlu aleyhine ihale bedeli üzerinden %10 para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi borçlu istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarla, ihaleye konu taşınırların kıymet takdirine ilişkin raporun ve satış ilanının tarafına tebliğ edilmediğini, tebliğin usul ve yasaya uygun olmadığını, satışa konu taşınırların değerlerinin düşük tespit edildiğini, esasen değerlerinin çok daha fazla olduğunu, satış ilanında taşınırlara ilişkin gerçeğe aykırı bilgilerin yer aldığını, ihale ilanında taşınırların vasıf ve niteliklerinin eksik gösterildiğini, satışa konu taşınırların mütemmim cüz olduğunun açık olduğunu, ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;mahkemenin şikayetin reddine dair gerekçeleriyle davanın reddine dair kararın yerinde olduğunu ancak para cezası yönünden borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddi ile borçlu aleyhine ihale bedelinin %5’i oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi borçlu temyiz dilekçesinde; istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; taşınır ihalesinin feshi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK md.114, 134,7343 sayılı Kanun

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun’un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.