Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/1139 E. 2009/10898 K. 18.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1139
KARAR NO : 2009/10898
KARAR TARİHİ : 18.11.2009

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında fatura içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edilmiş ise de bedelinin ödenmediğini, aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı yanca satılan malların ayıplı çıktığını, bunun üzerine iade faturası düzenlenerek davacıya iade edildiğini, böylece müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, satıma konu malların ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının da süresinde bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 10/02/2007 tarihli faturaya konu ithal ve özel şerit satışı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalının savunması, satın aldığı şeritlerin kumaşa monte edilmesinden sonra özellikle ithal olanlarının boya bırakması sonucu kumaşların kullanılamaz hale geldiği ve şeritlerin ayıplı olduğuna yöneliktir.
Taraflar tacir olup ayıp ihbarının TTK’nun 25/3.maddesinde yazılı süreler içinde ve yine anılan kanunun 20/3.maddesi hükmüne uygun yapılması gerekir. Somut olayda alınan bilirkişi raporuna göre ayıpların ancak yıkama neticesi ortaya çıkabilecek gizli ayıp niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
O halde davalının satın aldığı ürünleri imalata sokmadan önce niteliklerini belirlemek (yıkama suretiyle) ve ondan sonra imalata başlaması gerekirken bu işlemi yapmadan imalatı başlattığı ve bilahare şeritlerin kumaşları boyadığının tespiti üzerine yargılama sırasında davacıya ulaşan iade faturasını düzenlediği ve bu faturanın davacı tarafından reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının yukarıda açıklanan yasa hükümlerine göre usulüne uygun bir muayene yapmadığı ve süresi içinde de bir ayıp ihbarında bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmek gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.11 .2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.