YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6786
KARAR NO : 2006/8859
KARAR TARİHİ : 09.11.2006
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik ll.maddesinin l.fıkrasının f bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki Tarım Müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır.
Bu itibarla;
1-Kamulaştırma Yasasının 27. maddesi gereğince mahkemece belirlenen kıymet takdirinde dava konusu taşınmazın vişne bahçesi olduğu, birinci bilirkişi heyetince asıl raporda taşınmazın kiraz bahçesi ve ek raporda yine kıymet takdirine
uygun olarak vişnelik olarak kabul edilmiş iken aynı heyetin ikinci ek raporunda sehven başka parsel gösterildiği taşınmazın üzerinde ağaç bulunmadığı gerekçesiyle tarım arazisi vasfında kabul edilmiş ve buna göre değerlendirme yapılmıştır. Ancak daha sonra yapılan keşif sonucu düzenlenen ikinci bilirkişi kurulu raporunda ise taşınmaz yine vişne bahçesi olarak kabul edilmiştir. Taşınmazın olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınması gerektiğinden mahkemece taşınmazın vasfının tayini yönünden gerekirse keşifte yapılarak raporlar arasındaki çelişki giderilerek ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Asliye 2.Hukuk Mahkemesinin Kamulaştırma Yasasının 27. maddesi gereğince verilen kararında tespit edilip idarece davalı adına bankaya yatırılan bedel ile tespit-tescil davası sonunda saptanıp hüküm altına alınan bedel arasındaki farkın (idarece fazladan yatırılmış olan paranın) varsa davalı tarafça bankadan çekilmesine kadar işlemiş olan mevduat faizi ile birlikte davacı idareye ödenmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.