YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1524
KARAR NO : 2008/9808
KARAR TARİHİ : 20.10.2008
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı ürünleri, üçüncü bir firmaya satmak istediğinde, ürünlerin üçüncü firma tarafından yanlış sipariş edildiği, boruların kaynaklı olması nedeniyle bakteri üretebileceği, asıl ihtiyaçlarının dikişsiz paslanmaz boru olduğunun anlaşılması üzerine, davalı firmayla görüşüldüğünü, malların iade edildiğini, davalının iade faturası bedelini ödemesi için çekilen ihtarın sonuçsuz kalması üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu, ancak daha sonra fatura bedelinin ödendiğini belirterek ödemenin borcun fer’ilerine mahsup edilerek 3.000 YTL için itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince davacıya satılan mallarda ayıp bulunmadığını ve zorunluluk olmadığı halde satılan malların iade alınarak bedelinin de aynen iade edildiğini, davacının temerrüt faizi ve vade farkı alacağını bahane ederek alacak ihdas ettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının iadeyi kabul yükümlülüğü olmadığı halde malları iade aldığı, ürün bedelini de asıl alacak bakımından takip sırasında ödediği, malları iade alma yükümlülüğü bulunmayan davalının bu bedelin fer’ilerine katlanmak zorunluluğunun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava iade edilen mal bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, her ne kadar icra takibine itiraz etmiş ise de daha sonra dava açılmadan önce kendisine iade edilen mal bedelini ödemiştir. Ancak, icra takibinde belirtilen mal bedeli dışında temerrüt faizi, icra gideri ve avukatlık ücreti de istendiği halde bunlara ilişkin herhangi bir ödemeye rastlanılmamıştır. Mahkemece, davalının itirazından sonra mal iadesini kabul edip ana parayı ödediği gözetilerek davalı alacaklının belirtilen alacağının fer’ilerini de talep edebileceği dikkate alınmadan bu yöndeki değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.