Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2023/452 E. 2023/2063 K. 27.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/452
KARAR NO : 2023/2063
KARAR TARİHİ : 27.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayeti sebebiyle yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine, şikayete konu taşınmazın ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının şikayetçiden alınarak hazineye irad kaydına karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine, şikayet konusu ihale bedeli olan 260.000,00 TL’nin %5’ine tekabül eden 13.000,00 TL para cezasının şikayetçiden alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili isteminde; istem konusu taşınmazın ihalesine yönelik olarak şikayetçi borçluya satış ilanı, yeri ve saatinin tebliğ edilmediğini, ihale alıcısının, ihaleye konu meskenin altında kendisinin … yerinin bulunduğundan burayı kendisinin almasının uygun olacağından müzayede mahallindeki diğer ihale katılımcıları ile görüştüğünü, anılan taşınmazın içerisinde masraf olduğunu, parkelerin ve mutfağının sökülmüş olduğunu beyan ederek taşınmazın nitelikleri hakkında ihaleye katılmak isteyenlere yalan beyanda bulunarak ihalenin normal koşullarda yapılmasını engellediğini belirterek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Karşı taraf ihale alıcısı vekili cevap dilekçesinde; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şikayetin reddini savunmuştur.

Karşı taraf alacaklı banka vekili cevap dilekçesinde; şikayeti kabul etmediklerini, ihalenin usulüne uygun yapıldığını, satış ilanının şikayetçiye bizzat tebliğ edildiğini, ihaleye beş kişinin katıldığını beyan ederek haksız ve mesnetsiz şikayetin reddini savunmuştur.

Karşı taraf ipotek maliki …’ın dosya kapsamına cevap dilekçesi sunmadığı ve duruşmalara katılmadığı görülmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayete konu ihale ile ilgili hazırlanan 18.10.2020 tarihli taşınmaz açık artırma ilanının 20.10.2020 tarihinde şikayetçiye bizzat tebliğ edildiği, tebliğ mazbatasındaki imzaya şikayetçi tarafça itirazda bulunulmadığı, karşı taraf ihale alıcısının ihaleye fesat karıştırdığı iddiası ile ilgili olarak tanıklar dinlenmiş olup her ne kadar bir kısım tanıklar, ihale öncesinde ihale alıcısının katılımcıları ihaleye konu taşınmaz ile ilgili olumsuz yönlendirdiği beyanında bulunmuş ise de satış ilanında taşınmazın tüm özelliklerine yer verildiği, icra dosyasında kıymet takdirinin tespitine ilişkin mahkeme kararı ile fotoğraflı bilirkişi raporunun yer aldığı, gerek satış ilanında ve gerekse bilirkişi raporlarında iddia edildiği gibi taşınmazın parkeleri ile mutfağının söküldüğüne ilişkin bir tespitin yer almadığı, kaldı ki şikayetçi tarafça bu hususta ihale öncesinde esaslı hataya ilişkin herhangi bir itiraz ileri sürülmediği gibi ihale anında satış memuruna bu konuda bir talep ve beyan ileri sürmediği, ihaleye fesat karıştırıldığı iddiası ile ilgili olarak şikayetçi tarafından savcılığa da herhangi bir şikayet başvurusunun bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde ihaleye fesat şartlarının oluşmadığı, ihalenin kısa sürmesinin tek başına ihalenin feshi sebebi olamayacağı gerekçeleriyle şikayetin reddine, şikayete konu taşınmazın ihale bedelinin %10’u oranında para cezasının şikayetçiden alınarak hazineye irad kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Karşı taraf ihale alıcısının ihale sırasında şikayet konusu taşınmaz ile ilgili olumsuz yönlendirmesi nedeniyle ihaleye yeterince katılım olmasının engellendiği, bu durumun tanık beyanları ile sabit olduğu, ihaleye katılımın engellendiği hususunda Cumhuriyet Savcılığı’na başvuru yapılmamış olmasının şikayetin reddi gerekçesi olarak gösterilmesinin isabetsiz olduğu ileri sürülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış ilanının bizzat şikayetçiye usulüne uygun tebliğ edildiği, ihaleye beş kişinin katıldığı, taşınmazın muhammen bedelin üzerinde satıldığı, ihaleye fesat katıştırıldığı iddiasının ispatlanamadığı, ilk derece mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre istemin işin esasına girilerek reddedilmiş olmasının dosya kapsamına uygun olmakla birlikte fesih isteyenin sıfatı ve fesih gerekçeleri gözönünde bulundurulduğunda istemin ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle ve Anayasanın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi nazara alınarak şikayetçi aleyhine hükmedilen para cezasının ihale bedelinin %5’ine indirilmesi gerektiği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin reddine, şikayet konusu ihale bedeli olan 260.000,00 TL’nin %5’ine tekabül eden 13.000,00 TL para cezasının şikayetçiden alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf başvuru dilekçesindeki itiraz sebeplerinin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ihalenin feshine yönelik şikayet istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
2. 2004 sayılı İİK md.134,

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.