YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2012
KARAR NO : 2009/3530
KARAR TARİHİ : 22.04.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihtiyati haczin kaldırılması talebinin incelenmesi sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde ihtiyati hacze itiraz edenler vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
İhtiyati haciz isteyen vekili, …BV’ye kullandırılan ithalat akreditifi kredisine istinaden, davalı tarafından fiili ithalatı yapılmış olup, müvekkili bankanın kesin olarak ödeme yükümlülüğü altına girdiği sekiz adet işlemle ilgili toplam 3.576.530.-USD.lik kredi alacağının borçlulardan müştereken ve müteselsilen açılacak depo davasına esas teşkil etmek üzere, ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinde bulunmuştur.
Mahkemece talep uygun görülerek İİK.nun 257.I. hükmüne göre ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, alacaklının aynı nedenle İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun reddedildiğini, temyiz edilmeyen kararla ilgili dosyanın halen derdest olduğunu, bu nedenle ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini, akreditif kredisinin vadesinin gelmediğini, HUMK.nun 101. maddesi koşullarının bulunmadığını, … Bank’ın henüz muhabir bankaya veya müvekkillerine ödeme yapmadığını, müvekkillerinin mal kaçırmadıklarını, akreditif kredisinin riziko taşımadığını belirterek ihtiyati haczin kendiliğinden veya teminat karşılığında kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz edenler vekili kararı temyiz etmiştir.
1-İhtiyati hacze itiraz edenler vekili, ihtiyati haciz kararı verilmesinin koşullarının bulunmaması nedeniyle ihtiyati haczin kaldırılmasını, bu talebin kabul görmemesi hâlinde ise İİK’nın 266’ıncı maddesi uyarınca teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388’inci maddesinin son fıkrasına göre, “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Mahkemece İİK’nın 266’ıncı maddesi uyarınca teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiş olmasına rağmen, İİK’nın 265’inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken ihtiyati haciz kararı verilmesinin koşullarının bulunmadığı iddiasına dayalı ihtiyati haczin kaldırılması isteminin incelenmemiş ve bu konuda bir karar verilmemiş olması anılan kanun hükmüne aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2- İcra ve İflâs Kanunu’nun 265,IV hükmüne göre, “… Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir.” Bu Kanun hükmü uyarınca, taraflar usulen davet edilip, duruşma açılarak itiraz hakkında bir karar vermek gerekirken, taraflar davet edilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme ile hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece yapılacak iş, karardan sonra esas hakkında dava açılmış olması da gözetilip, tüm deliller duruşmalı olarak yapılacak incelemede birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek hâlinde iadesine, 22.4.2009 günü oybirliği ile karar verildi.