YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8417
KARAR NO : 2023/544
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki dere yatağına elatmanın önlenmesi ve ka’l davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun HMK’nın 353/1-b-l. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili …’ın köy muhtarı olduğunu, diğer davacının da köy halkından olduğunu, davalının Devekorusu Köyü dere yatağına ahır yaparak dere yatağını doldurduğunu ve köydeki dokuz hanenin de tarlalarına geçiş yolunu kapattığını, uyarılara rağmen ahırın yapımını durdurmadığını, sel ve benzeri doğal afetlerde dere yatağı tıkanıp köyün arazisinin sular altında kalma ihtimalinin bulunduğunu beyan ederek; davalının haksız müdahalesinin önlenmesine ve ahırın yıkılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Müvekkili davalının; kendi arazisine ahır yapmak istediğini, köyün muhtarı ve büyüklerinin de dava konusu yerin davalıya ait olduğunun belirtilmesi üzerine ölçüm yaptırmaksızın ahırı inşaa ettiğini, ancak en yağışlı mevsimde dahi dere yatağında taşkın olmadığını, bilirkişi raporunda 194.874,75 TL fahiş olarak belirlenen değerin de gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, ahırın bitişiğinde arazisinin bulunduğunu, Hazine’ye ait dere yatağına müvekkili tarafından elatıldığının anlaşılması üzerine Milli Emlak Müdürlüğüne yapılan satın alma başvurusunun mahkemece bekletici mesele yapılmaksızın hüküm verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek; hükmü istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dere yatağına davalı tarafından ahır yapılmak suretiyle haksız olarak elatıldığı, davayı açmakta davacı tarafın aktif husumet ehliyeti olduğu gibi, taraf sıfatlarının da bulunduğu, keşif sonucu alınan bilirkişi raporuyla davalının dere yatağına tecavüzen ahır yaptığının tespit edildiği, elatmanın önlenmesi ve yapıların kaldırılması gerektiği, bu yöndeki ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle; davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b/l maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenlerine ek olarak; Hazine’ye ait dere yatağına kendisi tarafından elatıldığının anlaşılması üzerine Milli Emlak Müdürlüğüne yaptığı satın alma başvurusunun mahkemece bekletici mesele yapılmaksızın hüküm verildiğini beyan ederek hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; dere yatağına yapılan elatmanın önlenmesi ve ka’l istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 715 inci maddesinde; yararlanması kamuya bırakılmış mallar devletin hüküm ve tasarrufu altında olup bunların hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olmayacakları açıkça vurgulanmıştır.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesince mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuyla davalının dere yatağına tecavüzen ahır yaptığının tespit edildiği, elatmanın önlenmesi ve yapıların kaldırılması gerektiği belirlenmiştir.
3.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle, Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.