YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4315
KARAR NO : 2008/196
KARAR TARİHİ : 22.01.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili müvekkili ile dava dışı ….’ nın ortak olduğu otobüsün anılan kişiye ait hissesinin satın alınması için 8.250.00 YTL’ lik bono verildiğini, hissenin gerçek değerinin 3.500.00 YTL olduğunun anlaşılması üzerine bu miktarın dava dışı kişinin banka hesabına gönderilmesine rağmen bononun iade edilmeyip dava dışı kişi tarafından davalıya vade tarihinden sona ciro edildiğini, davalının kötüniyetli hamil olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, davacı ile dava dışı kişi arasındaki alacak borç ilişkisinin nereden kaynaklandığını bilmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dava dışı lehtarın vade tarihinden sonra senedi davalı hamile ciro ettiğinin davalının kabulünde olması nedeniyle alacağın temlikinin söz konusu olduğu, davacı ile dava dışı lehtar arasındaki iç ilişkiyi bildiğine dair kesin delil bulunmayan davalının kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, takibe konu senedin takipte kabul edilmeyen 4.750.00 YTL’ lik kısmı üzerinden hesaplanacak % 40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı hakkında Köprübaşı Cumhuriyet Başsavcılığınca bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği gerekçesiyle kamu davası açılmıştır. Davalı bu suçtan dolayı yargılandığı Sulh Ceza Mahkemesi’ nin 2006/ 16 Esas sayılı ceza davasının 10.05.2006 tarihli oturumunda bonoyu 2005 yılının Ekim ayının 1. veya 2. günü, başka bir anlatımla vadeden sonra devraldığını belirtmiştir. Bu beyan davalıyı bağlar. Vadeden sonra devir alacağın temliki hükümlerine tabi olup usulüne uygun temlik beyanı bulunmadığından davalının söz konusu senedin alacaklısı sıfatını kazanmadığı gözetilerek menfi tespit davasının kabulü gerekirken reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.01.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.