Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/7136 E. 2023/1086 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7136
KARAR NO : 2023/1086
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 17.04.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan 14.722 gram daralı işlenmiş altın ve 1.057 gram daralı muhtelif renkli değerli taşa el konulup adli emanetin 2015/231 sırasına kaydı yapılarak … … Bankasının 11 numaralı çelik kasasında muhafaza edilmek üzere el konulduğu, müvekkili aleyhine … 1. Asliye Ceza Mahkemesinde 2015/261 Esas numaralı dosya kapsamında ihracı kanun gereği yasaklanmış eşyayı ülkeden çıkarma suçu isnat edilerek dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davacı ve diğer tüm sanıklar lehine beraat kararı verilerek el konulan kıymetli eşyalar hakkında ise fatura sahibine iade kararı verildiği, kararın 15.02.2019 tarihinde kesinleştiği, yukarıda anlatıldığı üzere 4 yıllık bir süre boyunca mahrum kalınan müvekkiline ait kıymetli eşyalar hakkında iade kararı verilmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca 1.000.000,00 TL manevi, 2.000.000,00 TL maddi tazminat olmak üzere toplam 3.000.000,00 TL tazminatın … Hazinesinden alınıp müvekkile ödenmesine, maddi ve manevi tazminata haksız elkoyma tarihi olan 07.02.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davalı vekili 27.08.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının nasıl bir zarar uğradığının ve belirtilen olaylar ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ve davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/222 Esas, 2021/174 Karar sayılı kararı ile maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2021/2642 Esas, 2021/4193 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 16.09.2022 tarihli tebliğnamesi ile temyiz taleplerinin esastan reddini talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Davacı vekilinin temyiz istemi; hatalı bilirkişi raporunun esas alındığına, ikinci bilirkişi raporunda döviz üzerinden hesaplanan zararın fatura tarihi değil iade tarihinden Türk Lirasına çevrilmesi gerekiğine ve hükmedilen tazminatın çok düşük olduğuna ilişkindir.

2. Davalı vekilin temyiz istemi; davacının el koyma nedeniyle uğramış olduğu zararı ispat etmesi gerektiğine, davacının zararın doğumuna neden olan veya zararı ağırlaştıran kusurunun tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğine ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı …’ya ait olan işlenmiş altın ve 1057 gram daralı muhtelif renkli değerli taşa el konulup adli emanetin 2015/231 sırasına kaydı yapılarak … … Bankasının 11 numaralı çelik kasasında muhafaza edilmek üzere el konulduğu, davacı aleyhine … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2015/261 esas numaralı dosya kapsamında ihracı kanun gereği yasaklanmış eşyayı ülkeden çıkarma suçundan dava açıldığı, yargılamada verilen 2016/209 karar numaralı 09.03.2016 tarihli hüküm neticesinde davacı lehine beraat kararı verildiği, el konulan söz konusu tazminat davasına da konu ettikleri kıymetli eşyalar hakkında ise fatura sahibine iade kararı verildiği, bu beraat ve iade kararının 15.02.2019 tarihinde kesinleştiği böylece davacının el konulan değerli eşyaları nedeniyle maddi tazminat hakettiği belirlenmiştir.

Davacının talep ettiği 2.000.000,00 TL maddi tazminata ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 14.01.2021 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre Davacı …’nın eşyaya el koyma tarihinde Dragon Kuyumculuğun sahibi olduğu, 06.02.2015 tarihinde Moldova vatandaşı olarak aracılık yapan … Kresu’ya müşterisine teslim edilmesi için 360.895,18 USD karşılığında 14.482,15 gram 14 ayar altın satın aldığı, satışın ertesi günü altınlara el konulduğu, el koyma tarihinden iade tarihine kadar geçen sürenin 45 ay 5 gün olarak hesaplandığı, davaya konu tevdiatın ticari anlamda kullanılması dolayısı ile likidite canlılığının korunması gerektiğinden faizin aylara göre güncellenen bileşik faiz olarak değerlendirilmesi reel bir hesaplamaya esas oluşturacağından, hesaplamada her dönem için ilgili döneme yönelik T.C Merkez Bankası tarafınca yayınlanan 01.01.1996 tarihinden itibaren Amerikan Doları üzerinden açılan 1 yıla kadar Vadeli Döviz Tevdiat hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz oranın uygulandığı, hesaplanan el koyma süresi için mevduat faizi esas alınarak maddi tazminatın 78.231,57 USD olup, fatura tarihi TL karşılığının 190.098,71 TL olduğu, bu nedenle davacı hakkında 190.098,71 TL maddi tazminat takdir edilmiş ve fazlaya ilişkin talebinin reddine dair karar verilmiştir.

Davacının talep ettiği 1.000.000,00 TL manevi tazminata ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; Haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşabilmesi için kişinin bu eylem nedeniyle manevi bir zarara uğradığının hukuken kabul edilebilir gerekçeler ve kanıtlarla ortaya konularak ispatlanması gerekmekte olup, davacının yalnızca malına el konulmuş olmasının manevi tazminatı gerektirmeyeceği ( Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2014/2618 Esas 2014/13646 Karar sayılı ilamı) ve tüm dosya kapsamından sanığın manevi tazminata uğradığına dair hukuken geçerli bir kanıt olmadığı tespit edilmiş olmakla manevi tazminata ilişkin talebinin yasal unsurları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/261 Esas – 2016/209 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacı tarafından ihraç edilmek üzere fatura edilen 14.482,15 gram 14 ayar altın ve 1.057 gram değerli taşa 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçu kapsamında 07.02.2015 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda davacı ve diğer sanıkların beraatine, el konulan malların fatura sahibine iadesine hükmedildiği, hükmün 12.11.2018 tarihinde kesinleştiği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.

A.Davalı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
Tazminata esas ceza davası kapsamında el konulan malların fatura sahibine iadesine karar verildiği, dosya içerisinde yer alan fatura sahibinin Valeriy Konstantinovich Kretsu olarak görüldüğü ve UYAP üzerinden tazminata esas ceza dava dosyasında yapılan incelemede davacı vekilinin el konulan malların Valeriy Konstantinovich Kretsu’ya iadesi talebine ilişkin 03.01.2019 tarihinde dilekçe sunduğu görülmüş olup, satışı yapılan malın yeni malikine teslim edildikten sonra el koyma işleminin yapılması nedeniyle tazminat talep etme hakkının fatura sahibinde bulunduğu, davacının ise tazminat talep etme hakkı bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi yerine kısmen kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B.Davacı vekilinin temyiz sebeplerine yönelik olarak
Tazminat talep etme hakkı bulunmayan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hususu bozma nedeni yapılmış olmakla, davacı vekilinin hatalı bilirkişi raporunun esas alındığına, ikinci bilirkişi raporunda döviz üzerinden hesaplanan zararın fatura tarihi değil iade tarihinden Türk Lirasına çevrilmesi gerekiğine ve hükmedilen tazminatın çok düşük olduğuna ilişkin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.12.2021 tarihli ve 2021/2642 Esas, 2021/4193 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.