YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6502
KARAR NO : 2009/3919
KARAR TARİHİ : 30.04.2009
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 01.07.2005 tanzim 05.03.2006 vade tarihli 10.000.00 YTL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi yaptığını, bono bedelinin davalıya elden ödendiğini davalının senedi iade etmediğini, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin davalıya ait rehabilitasyon merkezini devralmasından dolayı 10 adet toplam 100.002.00 YTL bedelli senet verildiğini, borcun ödenerek devrin resmen gerçekleştirildiğini beyan ederek müvekkilinin senetten dolayı davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya konu senedin müvekkiline ait rehabilitasyon merkezinin satışı ve devri ile ilgili olduğunu,senet bedelinin ödenmediğini, davacının ödemelerinin sorunlu olmasına karşın satış işleminin bozulmaması için iyiniyetli davranılarak resmi devir işlemine muvafakat edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, taahhütname ve not kağıdının davacıdan sadır olan ve taahhüdünü içeren belgeler olduğu, davalının taahhütnamedeki imzasını inkar etmediği ancak taahhütnamedeki beyanların davacının iddiasını kanıtlayamadığı, davalının senedin bedelinin ödenmediğine dair yemin ettiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu bononun Özel Yalova Engelliler Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin devri nedeniyle düzenlenmiş olduğu yolunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Esasen bu husus dosyaya sunulan işyeri devir sözleşmelerinin içeriklerinden de anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, senedin ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır.Davacı senedin ödendiğini iddia etmekte, davalı ise ödenmediğini savunmaktadır. Bu durumda dava konusu senedin ödendiği yolundaki iddiasını davacının HUMK.nun 290.maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Davacı taraf delil olarak “taahhütname” başlıklı “…Merih Ltd.Şti.adına ve şahsı adına … “ imzalı ve altında … isim ve imzası bulunan belgeye ve ayrıca 04.05.2006 tarihli noter devir sözleşmesine dayanmıştır. Taahhütname başlıklı belgede anılan işletmenin devri nedeniyle verilen her biri 10.000 YTL’lık 10 adet sıra senedinin ödenmiş olduğu belirtilmiş olup anılan belgenin altı alacaklı … tarafından da imzalanmıştır.
Böylece alacaklının dava konusu senedi de içerecek şekilde düzenlenen bu taahhütnamenin içeriğini benimsediğinin kabulü gerekir. Kaldı ki, senetlerin düzenlenmesine neden olan işletmenin noterden devri sırasında 04.05.2006 tarihli devir sözleşmesinde devreden durumundaki …’ün işletmenin devri nedeniyle parasını nakit olarak aldığı ve devredilen işletmede hiçbir hak ve alacağının kalmadığı açıkça belirtilmiştir. Bu belgeler davacının ödeme iddiasının kanıtlanmasına elverişli nitelikte yazılı belgeler olduğu halde mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek icapsız yemine dayanılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA,, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.