YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12200
KARAR NO : 2009/8929
KARAR TARİHİ : 06.10.2009
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki alacak-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının …ürünlerinin Ege Bölgesi bayisi olduğunu, 17.04.2006 tarihli sözleşme gereğince müvekkiline de bu ürünlerin … bölgesinde tek satıcısı olma yönünde yetki verildiğini, ürünlerin sevkıyatının 22.04.2006 tarihine kadar tamamlanacağı gecikme halinde cezai şart taahhüt edildiğini, 17.04.2006 tarihinde davalının hesabına 100.000.00 YTL’nin yatırıldığını ancak ürünler gecikmeli olarak 24.04.2006 tarihinde teslim edildiği için 9.372.00 YTL eksik ödeme yapılması gerektiğini mal bedeli peşin ödendiği için 9.372.00 YTL’nin iadesi için 10.05.2006 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini ancak davalının 26.05.2006 tarihli ihtarı ile gecikmeden kaynaklanan tazminatı ödemeyeceklerini belirttiğini, davalının başka hiçbir satıcıya bayilik verilmeyeceği yönündeki taahhüdünü de yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin zarar ettiğini ileri sürerek şimdilik 5.000.00 YTL tazminatın ve 9.372.00 YTL’nin 10.05.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cezai şart koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin davacıya bayilik vermediğini sadece tek partilik bir mal satımına ilişkin taahhütte bulunduğunu, bu satışta ana etkenin hiçbir şekilde müvekkilinin tek satıcılık vaadi olmadığını davacının belli bir alım miktarını tutturduğu takdirde satış bedelinden avantaj sağlanmasını talep ettiğini müvekkilinin başka bir alıcıya mal satmamayı tek taraflı olarak taahhüt ettiğini ve malları teslim ederek taahhüdünü yerine getirdikten sonra makul bir süre içerisinde artık bu taahhüdü ile bağlı olmadığını davalı yana 04.05.2006 tarihli ihtar ile bildirdiğini, davacının zarara uğramasının söz konusu olmadığını, 10.05.2006 tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde mal teslimini ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin kabul eden davacının cezai şart talep edemeyeceği, söz konusu …ürünlerin 11.05.2006 tarihinde dava dışı başka bir şirkete satılması nedeniyle satışta yavaşlamanın olduğu, bu yavaşlama nedeniyle benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının 3.211.39 YTL zarara uğradığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, 3.211.39 YTL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, cezai şart ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporuna gerekçeli olarak itiraz etmiş ve taraflar arasında bayilik ilişkisi bulunmadığını, dava konusu taahhüdün tek partilik mal satışına ilişkin bulunduğunu savunmuştur.Bu durumda mahkemece davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmesi ve davalının savunması üzerinde durularak taraflar arasındaki ilişkinin bayilik ilişkisi niteliğinde olup olmadığı tartışılarak gerektiğinde itirazları da karşılayacak biçimde yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılıp deliller hep birlikte değerlendirildikten sonra uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.