Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/1294 E. 2009/10507 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1294
KARAR NO : 2009/10507
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında üye işyeri sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin işyerinden 23.153.500.000 TL’lik akaryakıt alındığını, ancak bu işlem bedelinin müvekkiline davalı bankaca ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ait işyerinde sahte kredi kartı ile slip bölmesi yapılarak işlem yapıldığını, taraflar arasındaki “Kartlı Ödemeler” ve “American Express Kartlı Ödemeler Sözleşmesinin 7.maddesi gereğince müvekkili bankaya tanınan hapis ve mahsup hal ve yetkisi kullanılarak toplam 12.842.000.000 TL için müvekkili bankanın alacağına mahsup edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, %40 kötüniyet tazminatına kara verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, benimsenen 01.01.2008 bilirkişi raporu doğrultusunda davacı veya çalışanlarının davaya konu alışverişler yapılırken alışveriş yapan kişilerin hüviyet kontrolünde gerekli dikkat ve titizliği gösterdikleri, slip imzalarına çıplak gözle bakıldığında dahi farklı kart numaralarında benzer imzaların atıldığı, hayatın olağan akışına aykırı olarak aynı kartla aynı gün çok kısa aralıklarla peş peşe akaryakıt alışverişlerinin yapıldığı, davaya konu işlemlerde kullanılan kartların sahiplerinin Türkiye’de işlemlerinin yapıldığı tarihte bulunmadıkları, davacının taraflar arasındaki sözleşmelere ve uluslararası kurallara aykırı olarak hareket ettikleri, bu durumda davacının yapılan alışverişlerin bedelini davalı bankadan talep etme hakkının bulunmadığı,davacının dolandırıcılık suçundan ceza mahkemesinde yargılanıp beraat etmesinin bu davaya etkisinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.