YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1646
KARAR NO : 2023/1865
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca iftira suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2. Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; sübuta, eksik araştırmaya vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, müştekinin borçlusu olduğu Erzurum 1. İcra Dairesinin 2015/1697 Esas sayılı takip dosyasına alacaklı olan sanık adına takipten feragat dilekçesi hazırlayarak sunduğunu beyan ederek müştekinin özel belgede sahtecilik suçunu işlediğine yönelik resmi ve yetkili mercie suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Müşteki hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 08.01.2016 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
3. Tanık … beyanında: … S- sigorta Erzurum isimli işyerinin kendisine ait olduğunu, 0442 *** ** 50 numaralı faks numarasının işyerine ait olduğunu, sanığı bir kez zorunlu sigorta policesi düzenlediği için tanıdığını, bu poliçeyi düzenlediği vakitte bir evrakının olduğunu ve fakslanmasını istediğini söylediğini, bunun üzerine çalışanlarının sanığın verdiği evrakı istediği yere faksladıklarını, müştekiyi tanımadığını belirtmiştir.
4. Tanık … beyanında: müştekinin müvekkili olduğunu, müştekinin bürosunda otururken telefonu ile sanık ile görüştüğünü, sanığın, müştekiye bu takibi usulen açtığını, hemen feragat edeceğini beyan ettiğini, biraz sonra sanığın bürodaki faksa takipten feragat ettiğine dair dilekçesini faksladığını, Erzurum İcra Müdürlüğü ile yaptığı görüşmede bu dilekçenin icra dosyasına sunulmadığını anladığını belirtmiştir.
5. Sanığın sunmuş olduğu takipten feragat dilekçe faksının … Sigorta isimli işyerine ait fakstan müştekinin vekili olan tanık M.H.S’ye ait faksa 10.03.2015 tarihinde saat 14:55’de fakslandığı HTS kaydı ile belirlenmiştir.
6. Sanık savunmasında; suçlamayı kabul etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. Bu itibarla; sanığın yukarıda açıklanan şekilde suçsuz olduğunu bildiği müştekiye hukuka aykırı bir fiil isnat ederek soruşturma başlatılmasına sebep olduğu müştekinin anlatımı, tanık beyanları, HTS kaydı ve dosyadaki olgular ile anlaşılmakla; mahkemenin sübuta ve suç niteliğine ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanığın sübuta ve eksik araştırmaya ilişkin temyiz sebepleri reddedilmiş ve hükümde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
İftira suçunu belge düzenlemek şeklinde delilleri uydurarak işlediği anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Karar oturumunda sanığın yokluğunda hüküm kurulmasına rağmen, duruşma zaptına sanıktan esas hakkındaki diyecekleri ve son sözü sorulduğunun belirtilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde karar verildi.