YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8125
KARAR NO : 2023/705
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûl Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2015 tarihli iddianamesi ile; katılanın … ili … ilçesinde bulunan bağ evine 13.03.2013 tarihinde hırsızlık amacı ile girilerek bir kısım bakır eşyalar, antika değerindeki tabanca, kama ve kılıç ile semaverin çalındığının tespit edildiği, olay yeri incelemesi sonucunda elde edilen parmak izlerinin sanığa ait olduğunun tespit edildiği iddiasıyla sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 116/1, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davası sonucunda … Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/494 Esas, 2016/596 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 116/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay ve 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri psikolojik ilaçlar kullandığına, bu ilaçların hafızasını zayıflattığına ve hırsızlık yapmaya ihtiyacı olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.13.06.2016 günü belirlenemeyen zaman diliminde katılanın … ili … ilçesindeki bağ evine hırsızlık amacı ile pencere korkuluğu sökülüp pencere zorlanarak girildiğinin ve evin kömürlük kısmındaki bakır eşyalar ile evin içerisindeki bakır ibrik, kılıç, kama, antika tabanca ve semaverin çalındığının tespit edildiği, evin salon bölümünün ön ve arka pencerelerinden elde edilen parmak izlerinin sanığın sol el orta ve işaret parmak izleri ile aynı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalardaki savunmalarında hırsızlık suçlamasını kabul etmediği, parmak izlerinin ne şekilde tespit edildiğine inandırıcı bir açıklama getiremediği görülmüştür.
3. 26.03.2015 tarihli … Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü Ekspertiz Raporu dosya içerisinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Katılana ait bağ evinde meydana gelen hırsızlık eylemi sebebiyle evde yapılan inceleme sonucunda salon bölümünün korkuluğu sökülen ve zorlanarak açılan ön penceresi ile kırılmış olduğu tespit edilen arka penceresinde parmak izleri tespit edilmiş bulunan sanığın; işlemiş olduğu hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarının hukukî anlam ve sonuçlarını kavrama yeteneğini azaltacak derecede akıl zayıflığının etkisi altında olduğuna ve 5237 sayılı Kanun’un 32. maddesi kapsamında cezaî ehliyetini etkileyen akıl hastalığı bulunduğu şüphesini doğuracak dosyaya yansıyan herhangi bir bulgu, delil ya da ifade bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın suç tarihinde kullandığı psikolojik ilaçların hafızasını zayıflattığına ilişkin temyiz nedenleri reddedilmiştir.
2.5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. 13.06.2013 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 13.03.2013 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
5. 6545 sayılı Yasa’nın 104. maddesi uyarınca Kanun’un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin belirtildiği, 6545 sayılı Yasa’nın 62. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiği ve suç tarihinin 13.06.2013 olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan ve daha lehe olan 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b maddesine uyduğu ve 6545 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, uygulama maddesinin suç tarihinde yürürlükte olmayan ve sanık aleyhine olan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h olarak gösterilmesi ve temel ceza belirlenirken suç tarihinin dikkate alındığı belirtilmiş ise de, teşdit uygulanıp uygulanmadığının ve uygulandıysa teşdit gerekçelerinin neler olduğunun gerekçe ve hüküm kısmında açıkça belirtilmemesi suretiyle hükümde karışıklığa sebebiyet verilmesinde hukuka aykırılık görülmüştür.
Kabule göre de;
6. 5271 sayılı Kanun’un 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın talimat ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceğinin gözetilmemesinde hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
A. Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/494 Esas, 2016/596 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B. Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (5) numaralı başlıkta açıklanan nedenle … Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/494 Esas, 2016/596 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.