Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8031 E. 2023/723 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8031
KARAR NO : 2023/723
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2016 tarihli ve 2016/102 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen suça sürüklenen çocuklar … ve … ile birlikte olay günü gece vakti mağdurların evinin yakınında bulunan ve mağdurlar tarafından depo olarak kullanılan yere girip, depodan 400-500 metre uzunluğunda elektrik kablosu çalmak suretiyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarını işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h.2, 143, 168/1, 116/4 ve 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2016/61 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143/1, 31/3, 116/4, 119/1-c ve 31/3. maddeleri uyarınca 5 yıl ve 1 yıl 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafii temyiz dilekçesinde; suçu kabul etmeyen suça sürüklenen çocuk hakkında orantısız ceza verildiğini, TCK’nın 168. maddesinin şartlarının oluştuğunu, suça sürüklenen çocuk hakkında takdirî indirim hükümleri ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğini bildirmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; mağdur …’ın istikrarlı beyanları ve olayın diğer faillerinin mağdur beyanını doğrular nitelikteki anlatımları dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuğun olay günü gece vakti saat 21.00 sıralarında haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen … ve … ile birlikte mağdurlara ait depoya girdiği ve buradan elektrik kablosu çaldığı kabulüyle suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçlardan mahkûmiyet kararı verildiği tespit edilmiştir.
2. Mağdur … aşamalarda; evinde oturmakta iken sesler duyup dışarı çıktığında suça sürüklenen çocuk ile … ve …’in kendilerine ait depodan çuvallarla çıktığını gördüğünü beyan etmiş; mağdur … da olayı eşinden öğrendiği şekliyle anlatarak yaklaşık 1.000,00 TL değerindeki 400-500 metre uzunluğunda kablonun çalındığını ifade etmiştir.
3. 15.03.2015 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre; olayın köy içerisinde bulunan, tek katlı, duvarları briketle örülü, üzeri ağaç ve toprakla kapalı yerde meydana geldiği, malzemelik olarak kullanılan yerin etrafının herhangi bir şeyle çevrili olmadığı, mağdur beyanına göre giriş kapısının kilitlenmeden kapatıldığı, suça konu yer içerisinde un, şeker, salça gibi malzemelerin yanı sıra elektrikçi olan mağdur …’in fazla olan kabloları koyduğu çuvalların bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Mağdurlar … ve …; soruşturma aşamasında 24.12.2015 tarihinde alınan beyanlarında; suça sürüklenen çocuk ve diğerlerinin ailelerinin zararlarını karşıladıklarını belirtmişler; mağdur … kovuşturma aşamasında alınan ayrıntılı beyanında ayrıca, hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen …’un babası … tarafından olaydan 15-20 gün sonra kendisine 3.000,00 TL ödenmek suretiyle zararının giderildiğini ifade etmiş; ancak suça sürüklenen çocuk; … ile aralarında zararın giderilmesine dair bir görüşme olmadığı gibi kendisi veya babası tarafından yapılan bir ödeme olmadığını, suça sürüklenen çocuğun velisi … zararı gidermediğini, …’in velisi … kendisi tarafından mağdura herhangi bir ödeme yapılmadığını, …’in velisi … köylüler tarafından suça konu zararın giderildiğinin konuşulduğunu duymakla birlikte kendisi ile ödeme konusunda bir görüşme yapılmadığını ifade etmiştir.
5. Haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığı karar verilen suça sürüklenen çocuklar … ile … kovuşturma aşamasında; olay günü akşam vakti suça konu depoya suça sürüklenen çocuk … ile girip kablo aldıklarını kabul etmişlerdir.
6. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda; üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.02.2016 tarihli ve 2013/13-592 Esas, 2016/94 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere “iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden TCK’nın 168. maddesinin uygulanma şartı oluşmayacağı dikkate alınarak, somut olayda her ne kadar mağdur … zararının soruşturma aşamasında … tarafından giderildiğini beyan etmişse de; adı geçen … bu beyanı doğrulamadığı gibi suça sürüklenen çocuğun da duruşmada kendisi veya ailesi tarafından mağdura yapılmış bir ödeme olmadığını, ayrıca … ile aralarında zararın giderilmesi hususunda yapılmış bir görüşme bulunmadığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamış; suça sürüklenen çocuğun nüfus kaydına göre 01.03.1999 doğumlu olup, 18 yaşını doldurmamış olması nedeniyle 04.05.2016 tarihli duruşmanın kapalı yerine açık yapılması suretiyle CMK’nın 185. maddesine aykırı davranılması telafisi imkânsız olduğundan bozma nedeni yapılmamış; Olay ve Olgular başlığı altında 2 ve 5 numaralı paragraflarda ayrıntıları belirtildiği üzere; mağdur …’ın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ile haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen … ile …’nin kovuşturma aşamasında mağdur beyanını doğrular nitelikteki ifadeleri karşısında suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiği, suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan ceza tayini sonucu kurulan hükümde, netice olarak belirlenen ceza miktarının 5 yıl hapis cezası olduğu, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 50 ve 51. maddeleri gereği seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme ya da CMK’nın 231/5. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumlarının uygulanmasına sonuç ceza miktarı itibarıyla olanak bulunmadığı, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 62. maddesinin uygulanmaması bakımından ise yeterli ve kanunî gerekçe gösterildiği belirlendiğinden hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
İddianamede suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde; bu maddenin uygulanmama ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurularak CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun Olay ve Olgular başlığı altında 3 numaralı paragrafta ayrıntıları belirtildiği üzere; mağdurlar tarafından fazla olan eşyaların konulması amacıyla kullanılan ve eklenti niteliği bulunmayan depodan kablo çalması şeklinde gerçekleşen somut olayda; konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2016/61 Esas, 2016/313 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.