YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/9087
KARAR NO : 2009/4988
KARAR TARİHİ : 27.05.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı banka lehine, müvekkili tarafından 03.03.1989 tarih ve 561 yevmiye nolu ve 1.500.000.000 TL değerinde birinci dereceden ve yine 03.03.1989 tarih ve 562 yevmiye nolu resmi senetle 1.000.000.000 TL değerinde ikinci dereceden olmak üzere taşınmazı üzerinde, kullanılacak kredilerle ilgili olarak teminat ipotekleri tesis edildiğini, müvekkilinin ipoteğin tesisini gerektiren kredi kullanımıyla ilgili herhangi bir borcunun olmadığının İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1998/1654 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde ve Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 1997/ 7798 Esas sayılı ilamı ile tespit edildiğini, kredi kullanımının temini için tesis edilen ipoteklerden dolayı müvekkilinin herhangi bir kredi borcunun olmaması nedeniyle tapudan kaldırılması gerektiğini, talebe rağmen davalı bankanın kötüniyetle söz konusu ipotekleri kaldırmadığını iddia ederek ipoteklerin tapudan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21.06.2006 tarihli dilekçesinde, bloke hesapta alıkonan ipotek bedellerinin kendilerine iadesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili cevabında, davacının açtığı menfi tespit davasının, davacının iddiasının aksine davacının nakit krediden dolayı bankaya borçlu olduğu tespit edilerek reddine karar verildiğini, davanın temyiz aşamasında olduğunu, davacı ve dava dışı … İnş. ve Tic.AŞ.’nin teminat kredisinden doğan borçlarını ödememeleri nedeniyle bankanın açtığı menfi tespit davasının derdest olduğunu, dava dışı şirkete kullandırılan kredilerin zamanında geri ödenmemesi nedeniyle müvekkili bankanın temerrüt faiziyle karşılanamayan munzam zararı doğduğundan, davacı aleyhine açılmış munzam zarar davası bulunduğunu, davadışı … İnş.ve Tic.AŞ.’ne kullandırılan krediler nedeniyle davacının bankalarına borcu olup, kredi borçları tamamen ödenmediğinden davacının ipotek kaydının terkinini istemeyeceğini, davacının fekkini istediği ipoteklerin davacının ve dava dışı şirkete kullandırılan tüm kredilerin ve sair tüm borçlarının teminatını teşkil ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere, bilirkişi raporuna ve mahkemenin Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiş ilamına göre davacının verdiği ipoteğin limit ipoteği, üst sınır-maksimal ipotek olduğu, ipoteğin alacak tutarı ile sınırlı olduğu ve ipoteğin 2.446.000.000 TL olup, icra dosyasına ödendiği, bu ipotek bedelleri bankaya ödendiği halde yargılama seyri esnasında ipoteklerin fekkedilmesi amacıyla ayrıca bankanın Mecidiyeköy Şubesine bu bedellerinin faiz getirmeyen bir hesapta bloke edildiği ancak bu kerre davacının yatırılan bu miktar üzerinden blokenin kaldırılarak kendisine verilmesini talep ettiği, davacının ipotek toplamını icra dosyasına da ödediğinden artık davalı bankanın … Şubesinde blokeye alınan 2.500.000.000 TL üzerindeki blokenin kaldırılıp,bu miktarın davacıya aynen geri verilmesi gerektiği, ancak bu hesap faiz getirmeyen bir hesap olarak açıldığından davacının faiz isteminin yerinde olmadığı, ortada kesinleşmiş yargı kararı bulunduğundan davacı …’ın tüm borcunun limit ipoteği ile sınırlı olduğu sübuta erdiğinden davalı bankanın bu konuda açtığı 2.Asliye Ticaret Mahkemesindeki 2005/126 sayılı dosyasındaki menfi tespit ve istirdat davasının sonucunun beklenmesinin davaya bir yarar sağlamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacı tarafından davalı bankanın Mecidiyeköy Şubesinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilen 2.500.00 YTL’lik hesabındaki blokenin kaldırılmasına, bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.05.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.