Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/7523 E. 2009/9227 K. 13.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7523
KARAR NO : 2009/9227
KARAR TARİHİ : 13.10.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Mahkemece, davacının davalı idareye toplam 93.717.09 YTL borçlu olduğu gerekçesiyle bu miktar üzerinden borçlu olduğuna ilişkin verilen ilk karar taraf vekillerinin temyizleri üzerine Dairemizin 28.03.2008 günlü kararı ile davanın menfi tespit davası olduğu gözetilerek menfi tespit hükmü kurulması gerekirken müspet tespite karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle taraflar yararına bozulmuştur. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda verilen 05.03.2009 günlü kararda ise, davanın kısmen kabulüne, davacının toplam 147.255.45 TL borçtan 53.538.36 TL’sinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, bu karar da taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan 27.03.2007 tarihli bilirkişi raporunda davacının davalı idareye icra takibinden dolayı 25.659.63 YTL, icra takibine konu yapılmamış faturalardan dolayı da 93.717.09 YTL borçlu olduğu bildirilmiştir.
Bu durumda anılan bilirkişi raporu hükme esas alındığında davacının takibe konu yapılan ve yapılmayan toplam 147.255.45 TL’den borçlu olmadığı istemiyle dava açtığı gözetilerek raporda saptanan borçlu olduğu miktar olarak bildirilen 119.376.72 TL üzerinden davanın reddine, 27.878.73 TL yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken söz konusu rapor kabul edildiği halde 53.538.36 TL’den davacının borçlu olmadığının tespitine şeklinde hüküm kurulması doğru değildir.
O halde, mahkemece yapılacak iş hükme 27.03.2007 tarihli bilirkişi raporu esas alınıyor ise bu rapor doğrultusunda, şayet anılan rapor yeterli görülmüyor ise yeniden konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınıp, varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 625.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.