Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/347 E. 2023/727 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/347
KARAR NO : 2023/727
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Hırsızlık

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2022 tarihli ve 2022/11702 Esas, 2022/8403 İddianame numaralı iddianamesi ile sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 116/2, 119/1-c, 58. ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması ve hak yoksunluklarına hükmedilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.09.2022 tarihli ve 2022/624 Esas, 2022/585 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 53. ve 63. maddesi uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/3723 Esas, 2022/2830 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıkların istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz isteği; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, cezanın üst sınırdan verildiği, lehe hükümlerin uygulanmadığı, müdafii atanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların eylem ve fikir birliği içerisinde hırsızlık yapmaya karar vererek katılana ait depo olarak kullanılan binanın eklentisi durumunda olan ve etrafı tel çit ile çevrili bahçesine girerek bahçede bulunan bir kısım araç parçalarını çaldıkları, CD görüntülerinden teşhis edilerek yakalandıklarında suçu ikrar ettikleri, hırsızlığa konu malların iade edilmediği gibi katılanın zararının da giderilmediği, sanıkların etkin pişmanlık göstermedikleri anlaşılmıştır.
2.28.06.2022 tarihli görüntü izleme tutanağı ile görgü ve tespit tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
3.28.06.2022 tarihli Olay araştırma tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Dosya içerisinde yer alan sabıka kayıtlarına göre her iki sanık hakkında da tekerrür şartlarının oluştuğu ancak hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmış, aleyhe istinaf bulunmaması sebebiyle bu husus eleştirilmekle yetinilmiş, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Görüntü izleme tutanağından sanıkların teşhis edildiği, sanıklar yakalandıklarında atılı zannederek aldık dedikleri ve çalınanların değerinin katılan tarafından 10.000,00 TL olarak beyan edilmesi ve ”Suçun işleniş biçimi, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar, sanıkların kastı dikkate alındığında” şeklindeki yasal ve yeterli gerekçe ile mahkemece temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

2.Sanıklar tarafından katılanın zararı karşılanmadığı için haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h bendinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olmaması ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanmasını gerektiren bir hal bulunmadığı gibi sanıkların savunmasında müdafi tayini talepleri de olmadığı anlaşılmakla, mahkemece sanıklara müdafi atanmamasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
4. Sanıkların, haklarında takdirî indirim nedeni uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden; cezanın hafifletilmesi sonucunu doğuran takdirî indirim nedenleri kanunî dayanağını, 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesinden almaktadır. Mezkûr hükmün birinci fıkrasına göre;
“Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir.” Şeklinde kaleme alınmıştır.
Yukarıda zikredilen hükmün ikinci fıkrası, Mahkemenin takdirî indirim nedeni uygulanıp uygulanmayacağına karar verirken göz önünde bulundurulması gereken kıstasları, bir diğer ifadeyle takdirin şekillenmesinde rol alacak kriterleri belirler. Buna göre;
“Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir.” Sanıkların kişiliğinin tespiti amacıyla dikkate almaya değer olan adlî sicil kayıtlarının gerek dava dosyasında bulunan sureti gerekse Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi kayıtlarından güncel suretinin incelenmesi neticesinde, tekerrüre esas teşkil eden sabıkalarının bulunduğu, Mahkemece de “Dosya kapsamı ve oluşa göre geçmişler, sabıkalı olmaları, sosyal ilişkileri, davranışları geçerli neden olmadığından” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden uygulanmamasına karar verildiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Diğer lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkin temyiz sebebi yönünden, sanıklar hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 8 yıl hapis cezası olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 50. ve 51. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, erteleme ile 5271 sayılı Kanun’un 231/5. fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 27.10.2022 tarihli ve 2022/3723 Esas, 2022/2830 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca … Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.