Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/205 E. 2023/1208 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/205
KARAR NO : 2023/1208
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Taksirle yaralama

Sanık hakkında, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02/03/2016 tarihli ve 2015/146 Esas, 2016/78 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca doğrudan verilen 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2…. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02/03/2016 tarihli ve 2015/146 Esas, 2016/78 Karar sayılı kararının sanık ve katılan vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 25/10/2021 tarihli ve 2019/10969 Esas, 2021/7259 Karar sayılı ilâmıyla; basit yargılama hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

3. 5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1.fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, gerekçeli kararda basit yargılama usulünün uygulanmaması yönünde karar verildiği anlaşılmakla; … Asliye Ceza Mahkemesinin, 02/03/2022 tarihli ve 2021/323 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca doğrudan verilen 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31/05/2022 tarihli ve 2022/75341 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri,
1.Kusuru bulunmadığından hakkında ceza verilmesinin ve verilen cezada lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,

2.Diğer temyiz nedenlerine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Kabulü
Olay tarihinde … kazasının gerçekleştiği mermer ocağının şantiye şefinin sanık … olduğu, katılanın aynı … yerinde operatör olarak çalıştığı, olay günü saat: 23:00-00:00 sıralarında üşüdüğü ve rüzgarın gelmesine engel olmak için fabrikanın este bölümünde bulunan demir kapıyı kapattığı, kapattığı demir kapının raydan çıkarak katılanın sağ ayağının üzerine düşmesi sonucu katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve vücundunda kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığına neden olacak şekilde taksirle yaralandığı, bu şekilde sanığın müsnet suçu işlediğinin sübut bulduğu, belirtilmiştir.

2. Sanık aşamalardaki beyanlarında, fabrikanın este isimli bölümünde bulunan sürgülü kapı milinin bozuk olduğunu bildiğini, kazadan 20 gün kadar önce bunu mermer ocağı sahibi ve genel müdüre bildirdiğini, yazılı bildirim yükümlülüğü olmadığını, kusuru bulunmadığından suçlamaları kabul etmediğini, beyan etmiştir.

3.Katılan, gece vardiyasında işçi olarak çalıştığını, gece hava soğuk olduğundan kaza mahallideki sürgülü kapıyı kapatmak istediği ancak kapının ayağı üzerine devrildiğini, şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini belirtmiş olup hakkında katılma kararı verilmiştir.

4.Dosya kapsamında var olan, soruşturma aşamasında dosyanın tevdii üzerine düzenlenen 31/12/2014 … güvenliği uzmanı bilirkişi raporunda, 6331 sayılı … Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun maddeleri kapsamında Bina Eklenti Yönetmeliğine aykırı olarak çalışan kapının makara milinin çürük olmasından ötürü ya da tekerleğin raydan çıkmaması için stoper, takoz gibi durdurucular veyahut kapı üstüne ters L şeklinde köşebent demir ile emniyetli kaynak yapılarak veya kapı gövdesinin uzantısı boyunca demir direk ile baştan sona sabitleme civataları ile düşmeyi engelleyici bir takım tedbirler alınmaması ile ilgili şantiye şefi konumundaki ocak sorumlusu sanığın doğrudan sorumlu olduğu, görüş ve kanaati bildirilmiştir.

5.Katılan …’in yaralanmasına ilişkin olarak … Devlet Hastanesince düzenlenen 09/07/2014 tarihli doktor raporunda, şahısta meydana gelen yaralanmanın hayati tehlikeye neden olmaz, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli yitirilmesine veya işlevinin sürekli zayıflamasına neden olmaz ve kemiğin hayati fonksiyonlara etkisinin ağır (4) derece olduğu, belirtilmiştir.

6.Sanık …’e ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih 2017/463 esas 2018/20 karar sayılı ve 23/01/2018 tarih 2015/962 esas 2018/16 karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası yerine 5275 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır.

Sanığın Temyiz Sebepleri
I.Kusuru bulunmadığından hakkında ceza verilmesinin ve verilen cezada lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden
Olay ve olgular kısmında yer verilen bilirkişi raporu doğrultusunda asli kusurlu bulunan sanık hakkında, taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 89 uncu maddesinin ikinci fıkrasının b bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca doğrudan verilen 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kabulü hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

II.Diğer Temyiz Nedenleri
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin, 02/03/2022 tarihli ve 2021/323 Esas, 2022/71 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.